Karnabahar nedir, Karnabahar ne demek
Karnabahar; bir bitki bilimi terimidir. kökeni farsça, rumca dillerine dayanır.
- Turpgillerden, çiçekleri etli ve tanecikli bir görünüşte olan, yaprakları lahana yaprağına benzeyen, sebze olarak kullanılan bir bitki (Brassica oleracea botrytis)

Fransızca'da Karnabahar ne demek?:
chou-fleur
Karnabahar hakkında bilgiler
Karnabahar (Brassica oleracea 'Botrytis'), turpgillerden (Brassicaceae), çiçekleri etli ve tanecikli bir görünüşte olan, yaprakları lahana yaprağına benzeyen, sebze olarak kullanılan bir bitki.
Turpgillerden; vatanı Doğu Akdeniz bölgesi olan 2 yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları koyu yeşil, çiçekleri beyaz veya sarımtıraktır. Kış sebzelerindendir. Lahanaya benzer. Aslında, lahananın çiçek saplarının kısalıp etlenmesiyle lahanadan türemiştir. Yenen kısmı, henüz açmamış yoğun çiçek durumudur. Türkiye'de; güzlük turfanda karnabahar, kışlık karnabahar ve mart karnabahar olmak üzere üç çeşidi vardır. Fosfor ve vitamin bakımından çok zengindir.
Karnabahar ile ilgili Cümleler
- Brokoliyi severim ama karnabahardan nefret ederim.
- Karnabahar üniversite eğitimli bir lahanadan başka bir şey değil.
- Lahana, karnabahar, brokoli ve brüksellahanası aynı türün çeşitleridir.
Karnabahar kısaca anlamı, tanımı:
Turp : Bu bitkinin yenilen etli, yumru kökü. Turpgillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri beyaz, sarı, mor renkli bir bitki (Raphanus sativus).
Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
Etli : İçinde et bulunan. Eti çok olan. Dolgun, kalın. Yenecek kısmı çok olan (meyve).
Tanecikli : Küçücük tanelerden oluşmuş. Yüzeyi taneciklerle kaplı gibi görünen.
Görünüş : Görünme işi. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara.
Yaprak : Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
Lahana : Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki, kelem (Brassica oleracea).
Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.
Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
Vatan : Yurt.
Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Yıllık : Bir yıl içinde olan. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname. Bir yılda verilen ücret. Bir yıl için, senelik, senevi. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Yılda bir yapılan. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak.
Otsu : Ot gibi olan, gövdesi odunlaşmayan, kısa ömürlü (bitki), otsul.
Yeşil : Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan. Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve).
Beyaz : Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Beyaz zehir. Beyaz ırktan olan kimse. Bu renkte olan. Ak, kara, siyah karşıtı.
Karnabahar hastalığı : Özellikle genç yılan balıklarında, Orthomyxoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, ağız, baş, sırt veya karın bölgelerinde karnabahar görünümünde tümörlerin oluşması ile karakterize, sporadik, tümöral kronik ve bulaşıcı viral bir hastalık, Papilomatoz
Diğer dillerde Karnabahar anlamı nedir?
İngilizce'de Karnabahar ne demek? : n. cauliflower
Fransızca'da Karnabahar : chou-fleur (choux-fleurs) [le]
Almanca'da Karnabahar : n. Blumenkohl
Rusça'da Karnabahar : n. капуста: цветная капуста (F)

Bu kısımda Karnabahar nedir? Karnabahar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karnabahar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karnabahar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.