Kaval nedir, Kaval ne demek
Kaval; bir müzik terimidir.
"Kaval" ile ilgili cümleler
- "Geniş yaylalarında otlanırken sürüler / Çobanı kaval çalar, taşı toprağı güler" - F. N. Çamlıbel
Yerel Türkçe anlamı:
Cevizin yeşil kabuğundan ayrılma zamanı.
Saçma atan av tüfeği.
Su arkı.
Atılgan, gözü pek
Met değnek (çelik-çomak) oyununda çeliğin çomaya isabet etmesi
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Mimarlık) Yarım ya da dörtte bir çember biçiminde kesitli silme.
Fransızca'da Kaval ne demek?:
trachée
Kaval hakkında bilgiler
Kaval. Çoban çalgısı olarak bilinen kaval, yörede daha çok şimşir ağacından (nadiren livori, incir ve erik ağacından), altta 1 ve üstte 7 delikli olarak imal edilir. Dilli kaval ve dilsiz kaval olarak adlandırılan iki türü vardır. Dilli kavalın ucunda ses üretimini sağlayan bir düdük bulunur. Dilsiz kaval ise içi boş bir boru olup çalan kişi nefes teknikleriyle istenen sesi çıkarır. Çobanların kavalı üflemesindeki bir amaç, otlanan hayvanların sakin kalması ve sürüden ayrılmamasıdır, bu gelenek halen günümüzde de uygulanmaktadır.
Dilsiz Kaval üflenme teknikleri açısından Ney'e benzer fakat ayrıldığı önemli farklılıklar vardır. Dilsiz kavaldan ses çıkarmak için dudaklar U harfi biçimine getirilir ve çeneye paralel tutulan kaval yüz ekseninden yaklaşık 45 derece sağ ya da sola saptırılarak ses çıkarılmaya çalışılır.
Dilli kavalda ses çıkartmak daha kolay olsa da çalmak için horlatma denilen ve alt-üst çene kemiklerinin de kullanıldığı nispeten kolay bir yöntem uygulamak gerekir. Yapı olarak oldukça basit olan kaval nefese büyük özgürlük tanıdığı için çok değişik üfleme teknikleri geliştirilebilir.
Kaval kısaca anlamı, tanımı:
Çobanlar : Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
Çalgı : Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik.
Kaval kemiği : Baldırda olan iki kemikten kalını, bacakkalemi.
Kaval tüfek : Namlusu yivsiz tüfek.
Kavalcı : Kaval yapan, satan veya çalan kimse.
Kavalye : Kibar erkek. Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek.
Kavalyelik etmek : Kadına dansta veya bir toplantıda eşlik etmek.
Altı kaval üstü şişhane : Giysilerini birbirine uygun düşüremeyen, yakıştıramayanlar için söylenen bir söz.
Ayıya kaval çalmak : Anlayışsız bir kimseye bir şey anlatmaya çalışmak.
Koyun kaval dinler gibi dinlemek : Hiçbir şey anlamadan dinlemek.
Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen.
Kamış : Erkeklik organı. Bu bitkiden yapılmış. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis).
Yumuşak : Okşayıcı, tatlı, hoş. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Sessiz, hafif. Kolaylıkla işlenebilen. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran.
Üflemeli : Üflenerek çalınan (çalgı), nefesli.
Çoban : Koyun ve keçi sürülerini otlatan kimse.
Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.
Yöre : Bir bölgenin belli bir yer ve çevresini kapsayan sınırlı bölümü, havali, mahal, civar. Değirmenlerde, taşla kasnak arasında kalan ve hayvan yemi olarak kullanılan un.
Kaval kemiği gövdesi : Kaval kemiğinin üst ve alt uçları arasında kalan bölümü, korpus tibya.
Kaval memekli : Uzun memeli (hayvan).
Kaval olmak : Cevizin yeşil kabuğu çıkmak.
Kaval topu : Ağızdan dolma, yuvarlak gülle atan ilkel bir top.
Kavala : Genellikle Arapların kullandığı kamıştan yapılan bir tür üflemeli çalgı aleti. Pantolonun ön kısmı. (*Güdül -Ankara) Trabzon şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Kavalabardağı : Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.
Kavalak : Büyük baykuş. Kuru ve hafif olan şey. Baykuş. Övünen. Onurlu.
Kavalama : Bolluk.
Kavalamak : Kan çıkarmayacak biçimde hafifçe ısırmak.
Kavalca : Kastamonu şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Diğer dillerde Kaval anlamı nedir?
İngilizce'de Kaval ne demek? : [Kaval] n. pipe, reedpipe, reed
Fransızca'da Kaval : chalumeau [le], pipeau [le]
Almanca'da Kaval : die Hirtenflöte
Rusça'da Kaval : n. свирель (F), дудка (F)


Bu kısımda Kaval nedir? Kaval ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaval tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaval hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.