Kaykay nedir, Kaykay ne demek

  • Türlü maddelerden yapılmış, altında tekerlekler bulunan, üzerinde kayılan alet

Kaykay hakkında bilgiler

Kaykay, ekstrem bir spor dalı ve bu amaç için kullanılan spor aleti. Kaykay, 20. yüzyılın ortalarından sonra, ABD'nin Kaliforniya eyaletinin sahil kentlerinde, rüzgârsız günlerde sörf yapamayan gençler tarafından, tahta bloklara tekerlek takmak suretiyle icat edilmiştir. Sporcu ilerleyen veya durağan durumdaki kaykayın üzerinde dengede durarak çeşitli akrobatik hareketler gerçekleştirir. Başlangıcından bugüne popülaritesi sürekli değişen bu spor dünyanın hemen her köşesinde çok sayıda amatör ve profesyonel sporcu tarafından yapılmaktadır.

Kaykay sporu; kaykayı oluşturan parçalar, kendisine özel ayakkabı, kıyafet ve aksesuarların üretimi ve pazarlanması yanı sıra kaykay parkları'nın kurulması ve işletmesi, yerel ve uluslararası yarışma organizasyonları ile çok büyük bir endüstri, ekonomi ve kültür haline gelmiştir.

Kaykay tahtası kaykayın gövdesini şekillendirir ve ayakta duracak alanı oluşturur. Kaykaycının ayağına daha çok sürtünme oluşturarak ayağının altından kolayca kaymasını önlemek için kendinden yapışkanlı zımpara ile kaplanır.

Çoğu tahta 7 kat çapraz iliştirilmiş Kuzey Amerika maple ağacından yapılmıştır. Zaman zaman tahtanın yapımında fiberglas, bambu, karbon lifi gibi daha egzotik maddeler tahtayı daha sağlamlaştırmak, hafifletmek ve performansını artırmak amacıyla hammaddesine eklenir. Genelde tahtalar 19 ila 20,5 cm genişliktedir.

 

Kaykay ile ilgili Cümleler

  • Başka bir kaykay alacağımı Tom'a söyledim.
  • Ali sokaktan aşağıya doğru kaykay yaptı.
  • Uçan kaykay gerçek olur.
  • Tom'a, başka bir kaykay alacağımı dedim.
  • Başka bir kaykay alacağımı Tom'a dedim.
  • Uçan kaykay gerçek oldu.
  • Kaykay yapmak tehlikelidir.
  • Kaykayların genellikle tekerlekli patenlerden daha ucuz olduklarını düşünüyorum.
  • Uçan kaykay gerçek oluyor.

Kaykay kısaca anlamı, tanımı:

Madde : Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Molekül. Duyularla algılanabilen nesne.

Altın : Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Üstün nitelikli, değerli.

Tekerlek : Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker. Bu biçimde olan.

Alet : Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Maşa. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

 

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Ekstrem : Sıra dışı. Aşırı. Uç.

Spor : Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. Kullanışı rahat, kolay olan. Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü.

Amaç : Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Gaye. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat.

Yüzyıl : Yüzyıllık süre, asır. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem. İçinde yaşanılan zaman.

Orta : Ne büyük ne küçük, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. İyi ile kötü arasındaki durum. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Orantı.

Eyalet : Osmanlı Devleti'nde en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi. Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan yönetim bölgesi.

Diğer dillerde Kaykay anlamı nedir?

İngilizce'de Kaykay ne demek? : n. skateboard