Kayma noktası nedir, Kayma noktası ne demek

Kayma noktası; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Bir yağ veya mumun düşey bir kılcal tüp içerisinden aşağı doğru kaymaya başladığı en düşük sıcaklık. Erime noktasından tamamen farklıdır.

Kayma noktası anlamı, tanımı

Kayma : Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi

Nokta : Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.

Erime noktası : Bir katının sıvılaştığı sıcaklık derecesi. Belli basınçta, özdeğin katı ve sıvı evrelerinin devingen dengede bulundukları ve donma noktasıyla özdeş olan sıcaklık. Sabit dış basınç altında saf bir katı maddenin sıvı hali ile dengede bulunduğu sıcaklık. Normal erime noktası tanımında dış basınç 1 atm olarak kabul edilir. Saf maddelerin erime noktaları ile donma noktaları aynı sıcaklıktır. Bir atmosfer basınç altında, bir metalin, katısı ile sıvısının denge durumunda bulunduğu değişmez sıcaklık. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi. Katı bir maddenin sıvı duruma geçtiği sıcaklık derecesi olup yağların sertlik derecelerini belirlemede kullanılan bir terim.

 

Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.

Tamamen : Bütün olarak, büsbütün, baştan sona.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

Kılcal : Kıl gibi olan, çok ince.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Aşağı : Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

 

Düşey : Yer çekimi doğrultusunda olan, şakuli.

Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

Erime : Erimek işi.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Aşağ : İplik eğirirken iğin ağır dönmesini sağlıyan tahta ağırlık, ağırşak. Aşık kemiği.

Erim : Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil. Muştu.

Diğer dillerde Kayma noktası anlamı nedir?

İngilizce'de Kayma noktası ne demek ? : slip point