Kazağ nedir, Kazağ ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
[Bakınız: kazıycak].
Parkeleri kazımaya yarayan bir araç, sistire.
Su kıyılarında biten ve yenilen bir çeşit ot.
Rende.
Kazağ ile ilgili Cümleler
- Ali John'un kazağını giyiyordu.
- Kazağımı çıkarabilir miyim?
- Ali siyah bir balıkçı kazağı giyiyordu.
- Kazağını seviyorum.
- Kazağını ters giymişsin.
- Sıcaklamıyor musun? Neden kazağını çıkarmıyorsun?
- En sevdiği kazağını kaybetti.
- Kazağında büyük bir leke var.
- Senin kazağını gerçekten beğeniyorum.
- Sanırım kazağını ters giymişsin.
- Ali kazağını giydi.
- Kazağını başının üzerine çekti.
- Kazağın kolları sökülmeye başladı.
Kazağ anlamı, kısaca tanımı
Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık
Kazağaç : Bel ve küreğin çamurlarını kazımaya yarayan ucu demirli sopa, sıyırgı. Teknedeki hamurları kazımaya yararayan araç. Sabanın çamurunu kazımaya yarayan araç.
Kazağu : Harmanda sap toplamaya yarayan ucu eğri, ağaç araç. Tekneden hamur kazımaya yarayan demir araç. Kullanılarak aşınmış, küçülmüş süpürge.
Balıkçı kazağı : Ço soğuk ve nemli havalarda giyilen, boğazlı ve yünlü kalın kazak.
Kazağı : Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç.
Kazıycak : Rende. Teknedeki hamurları kazımaya yararayan araç.
Sistire : Bir tahtanın üzerindeki ufak pürüzleri giderip onu dümdüz bir duruma getirmeye yarayan ince çelik lama.
Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.
Yenilen : Şimdi, pek az önce. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı.
Kazıma : Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.
Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.
Yenil : Hafif.
Rende : Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti. Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey.
Kıyıl : Kaçma, kurtulma : Sen bu işte bir kıyıl yolağı bulursun.
Parke : Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılmış olan döşeme. Parke taşı. Bu döşemede kullanılan, aynı boydaki küçük tahta parçası.
Kazım : Kazma işi.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Kıyı : Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Kenar, periferi. Sahil.
Kazı : Bir yeri kazma işi, hafriyat. Hak (II). Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.
Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
Diğer dillerde Kaza yatkınlığı anlamı nedir?
İngilizce'de Kaza yatkınlığı ne demek ? : accident proneness

Bu kısımda Kazağ nedir? Kazağ ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kazağ tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kazağ hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.