Kazakça nedir, Kazakça ne demek

Kazakça; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

Kazakça hakkında bilgiler

Kazakça veya Kazak Türkçesi, Kıpçak öbeğine ait, Kazakistan'da konuşulan çağdaş Türk yazı dillerinden biridir. Kırgız Türkçesine yakındır.

Dünya'da yaklaşık 16 milyon kişi, Kazakistan'da da 10 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır. Moğolistan'ın batı bölgesindeki Bayan Ölke (diğer adı Bayan Ölgey) eyaletinde yaşayan Kazak Türkleri Kazakistan'ın kullandığı alfabeyi kullanarak Kazak Türkçesi yazmaktadırlar. Bayan Ölgey'de oturanların çoğu %88,7 oranla Kazak Türkleridir. Bu bakımdan eyalet nüfusunun %98'i kadarını Türk halkları oluşturmaktadır. İldeki önemli bir nüfus Kazak Türkçesi konuşmaktadır.

Türkçe asıllı kelimelerde; baştaki y'ler j'ye (yok → joq, yıl → jıl, yay → jay), ç'ler ş'ye (ağaç → ağaş, aç → aş), ş'ler s'ye (aş → as, boş → bos, baş → bas) dönüşmüştür. Eklerde de aynı değişme olur: Qazaqşa (Kazakça)… Yabancı asıllı kelimelerde bu değişmeler görülmez: şükir (şükür). Kazakça bir kelime birleşik ya da alıntı bir kelime değilse ikinci heceden sonra yuvarlak ünlü barındırmaz ve bu uyumu bâzı alıntı kelimelere uydurmuştur.

 

J harfiyle yazılan kelimeler bâzı ağızlarda c olarak söylenmektedir: Jasaymız (yapıyoruz, yapacağız)- casaymız

Kazakça ile ilgili Cümleler

  • Rusça'dan Kazakça'ya çeviri yaparım.
  • Kazakça ana dilimdir.
  • Kazakça öğrenmek istiyorum.
  • Kendim Kazakça yazmaya çalışacağım.
  • O Kazakça bilmiyor.
  • Kazakça konuşmam.

Kazakça anlamı, tanımı:

Kazak : Karısına söz geçirebilen, dediğini yaptırabilen erkek, kılıbık karşıtı. Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse. Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi. Rusya'da ve İran'da ayrı bir sınıf oluşturan atlı asker. Güney Rusya'da yaşayan Slavlaşmış bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse. Jokeylerin giydiği, göz alıcı renklerde bir ceket türü.

Türkçe : Türkiye Türkçesi. Genel Türk dili.

Kaza : İstem dışı veya umulmayan bir olay dolayısıyla bir kimsenin, bir nesnenin veya bir aracın zarara uğraması. Kadılık görevi. Yargı. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme. İlçe, kaymakamlık.

Kıpçak : Günümüzde Kırım Tatarcası, Kazakça, Karaçay Malkarca vb. lehçeleri konuşan gruba verilen genel ad. XI-XV. yüzyıllarda, Hazar ve Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda, Mısır ve Suriye'de yaşamış bir Türk boyu, Kuman.

Konuşu : Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılmış olan akademik toplantı, kolokyum.

Çağdaş : Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, uygarca, asri, modern.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

 

Kırgız : Kırgızistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Uzak olmadan. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Uzak olmayan yer.

Dünya : Herkes. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Dış, çevre, ortam. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

Türkçesi : Açıkçası.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Diğer dillerde Kazakça anlamı nedir?

İngilizce'de Kazakça ne demek? : Kazakh