Keçemek nedir, Keçemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Taşlık, kayalık yerden geçen dar yol, geçit.

On, oniki santimetre boyunda keçi, koyun ve inek memesi emen bir cins yeşil kertenkele.

Keçemek anlamı, tanımı

Keçem : Aşısız elma ağacı

Keçe : Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş. Bu kumaştan yapılan. Yere serilen halı, kilim vb. yünlü döşemelik.

Yeşil kertenkele : Asalak şeritlerin arakonakçı olarak kullandığı kertenkele türlerinden biri. Pullu sürüngenler (Squamata) takımmın, gerçek kertenkelegiller (Lacertidae) familyasından, 30-50 cm kadar uzunlukta, Doğu Akdeniz memleketlerinde yaşayan bir tür. (Lacerta viridis), Pullu-sürüngenler (Squamata) takımının özkertenkelegiller (Lacertidae) familyasından bir sürüngen türü. Uzunluğu 30-50 cm. Doğu Akdeniz memleketlerinde yaşar.

İnek memesi : İri taneli, siyah bir çeşit üzüm.

Kertenkele : Kertenkelelerden, uzun vücutlu, sivri kuyruklu, çevik, böcekçil, küçük sürüngen hayvan (Lacertus).

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Kayalık : Kayası çok olan yer.

Kayalı : Bitlis ili, Sağınlı bucağına bağlı bir yer. Giresun ilinde, Şebinkarahisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Kırıkkale ilinde, Yoğuntaş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehri, Karapınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Kızılören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Osmaniye kenti, Kaypak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ili, Yakakent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Bucak bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa kenti, Çamlıdere bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şırnak kenti, İdil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Uşak şehri, Eşme belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Kerten : Sonra : Bundan kerten.

Taşlık : Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.

Santim : Bazı ülkelerde kullanılan para biriminin yüzde birine eşit olan küçük para birimi. Santimetre.

Taşlı : İçinde taş olan, taş karışmış olan (tahıl, bakliyat vb.). Üzerinde süs taşı bulunan. Üzerinde taş bulunan.

Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.

On on : Onar onar.

Yerde : Bir yumrukoyuncusunun, yediği yumruk sonucu, ayaklarından başka vücudunun herhangi bir yeri ile yere değmesi, ayakta bitik duruma gelmesi, iplere asılı kalması, yumruklaşma alanı dışına çıkması ya da düşmesi hali.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

 

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Kerte : İşaret için yapılmış çentik veya iz, kerti. Derece, radde.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Diğer dillerde Kebere otugiller anlamı nedir?

İngilizce'de Kebere otugiller ne demek ? : caper