Keep at türkçesi Keep at nedir

  • Yapmaya devam etmek.
  • Devam etmek.
  • Bir hareketi sürdürmek.
  • Bırakmamak.

Keep at ile ilgili cümleler

English: If you want to be fluent in English, you've got to keep at it.
Turkish: İngilizcede akıcı olmak istiyorsan, onun üzerinde durmalısın.

English: Let's keep at it.
Turkish: Buna devam edelim.

Keep at ingilizcede ne demek, Keep at nerede nasıl kullanılır?

Keep : Saklamak. Yerine getirmek. Geçim. Yiyecek. Bakım. Bakmak. İç kale. Himaye. Tutmak. İlerlemek.

At : Bir yeri belirtmek için kullanılır. Nezdinde. Yanında. Üzere. Üzerinde. E. Hatta. Da. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ye.

Keep at a distance : Mesafeyi korumak. -den uzak durmak. Mesafeli davranmak. Birinin -den uzak durmasına neden olmak.

Keep at arms length : Yakınlaşmaktan kaçınmak. Soğuk davranmak. Mesafeli davranmak. Yüz vermemek. Uzak tutmak.

Keep at bay : İstenmeyen birini uzaklaştırmak. (bir tehlikeyi vb ) uzaklaştırmak. Yanaştırmamak. Geçiştirmek. Yaklaştırmamak. Uzakta tutmak. Kendinden uzak tutmak. Uzak tutmak.

Keep at somebody : Vazgeçmemek. Bırakmamak.

İngilizce Keep at Türkçe anlamı, Keep at eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attends : Katılmak. Eşlik etmek. Dikkatini vermek. Dinlemek. Hizmet etmek. Kulak vermek. Bakmak. Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak.

 

Hold on to : -e tutunmak. Tutmak. Tutunmak.

Cling : Tutunmak. Sıkı sıkı tutmak. Sıkıca sarılmak. Sadık kalmak. Sarılmak. Tırmanmak. Tıngırdamak. Yapışmak. Sımsıkı tutmak.

Continue : İdame etmek. Devamı gelmek. Sürdürmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Olagelmek. Ertelemek. Kalmak. Uzamak. Dayanmak. Devam ettirmek.

Attended : Katılmak. Hizmet etmek. Hazır bulunmak. Eşlik etmek. Dikkatini vermek. Dinlemek. Kulak vermek. Beraberinde getirmek. Bakmak.

Keep at somebody : Vazgeçmemek.

Drawler : Çekiliş. Çizmek. Berabere biten oyun. Çekme. Çekmek. Çekiş. Berabere kalmak. Karalamak. Çekim.

Attend : Eşlik etmek. Kulak vermek. İlgilenmek. İştirak etmek. Dinlemek. Bulunmak. Beraberinde getirmek. Bakmak. Hazır bulunmak.

Carry on : İlişkisi olmak. Aşırı bir şekilde davranmak. Varlığını sürdürmek. Yürütmek. Yapmak. Kırıştırmak. Devam ettirmek. Sürdürmek. Kızgınlıktan bağırıp çağırmak.

Continueing : Sürdürmek. Dayanmak. Sürmek. Devam ettirmek. Uzamak. Olagelmek. Devamı gelmek. İdame etmek.

Keep at synonyms : stayed, keep hold of, carry over, be in the race to stay, abideth, carry on with, carry forward, draw, stuck, be in progress, keep on doing, stand to, stay, carrying forward, continues, keep doing, stick to, carrying over, clings.