Keep on türkçesi Keep on nedir

  • Devam etmek.
  • Sebat etmek.
  • Diretmek.
  • Çalıştırmaya devam etmek.
  • Sürdürmek.
  • -e devam etmek.
  • Çıkarmamak.

Keep on ile ilgili cümleler

English: I shall keep on painting until the sun sets.
Turkish: Güneş batıncaya kadar resmi yapmaya devam edeceğim.

English: I want to keep on living with him.
Turkish: Onunla yaşamaya devam etmek istiyorum.

English: I keep on not understanding.
Turkish: Anlamamaya devam ediyorum.

English: I will keep on smoking no matter what you say.
Turkish: Ne söylersen söyle sigara içmeyi sürdüreceğim.

English: After the hatchet job my boss did on my proposal, I'm not sure how long I want to keep on working here.
Turkish: Teklifimle ilgili patronumun yaptığı ağır eleştiriden sonra, burada çalışmayı ne kadar süre sürdürmek istediğimden emin değilim.

Keep on ingilizcede ne demek, Keep on nerede nasıl kullanılır?

Keep : Kalmak. Kayıt tutmak. Saklamak. Himaye. Bakmak. Yiyecek. Konumunda tutmak. Yönelmek. Kale. İlerlemek.

On : Giyilmiş. İle. Üstünde. Makbul. Esnasında. Yönünde. Yanmak. Çakırkeyif. De.

Keep on an even keel : Soğukkanlılığını yitirmemek. Sakin olmak.

Keep on doing : Yapıp durmak. Durmadan yapmak. Yapmaya devam etmek.

Keep on someone : Aklına getirmek. Hatırlatmak. Söylenip durmak.

Keep on the right side of : Kızdırmamak. Arkadaşça olmak. Sağ kolu olmak. Canını sıkmamak. Suyuna gitmek.

 

Keep one at arms length : Bir kimseyi uzak tutmak. Yüz vermemek.

İngilizce Keep on Türkçe anlamı, Keep on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forced the issue : Diğerine baskı yapmak. Birisinin kendi yolunda ısrar etmesi. Israr etmek.

Persevere : İnat etmek. Direnmek. Sonuna kadar direnmek. Üstelemek. Azmetmek. Azimle devam etmek. Tahammül etmek. Direşmek.

Elongate : Uzatmak. Uzamak. Çekip uzatmak. Bir nesneyi uzatmak. Gerip uzatmak.

Carrying forward : İlerletmek. Nakletmek (hesap).

Be in progress : Sürmek. Yapılmak.

Stand upon : Israr etmek. Rotadan sapmamak. Dayanmak. Kalkmak. Yoluna devam etmek. Dikilmek.

Persisting : Devam etme. Israr etmek. Israr etme. Sürmek. İnat etmek.

Jibs : Direnmek. Vincin yükü kaldıran ve indiren kolu. Seren. Dayatmak. İnatla geri geri gitmek. Gerilemek. Ayak diremek. İstememek. Bumba.

Persisted : Üstelemek. İnat etmek. Üzerine düşmek. Sürmek. Devam etmek kalmak. Vazgeçmemek. Israr etmek.

Insists : Üzerinde durmak. Direnmek. İddia etmek. Israr etmek. Ayak diremek. Tutturmak. Kararlı olmak. Dayatmak. Asılmak.

Keep on synonyms : jibbed, persists, carry on with, persist, continues, go on, jibbing, carry on, continueing, insist, followed, prosecutes, continue, insist on, attends, elongates, stand on, bring down, elongating, drawler, carrying over, endure, carry forward, prosecute, shut in, carry over, insisted, follows, abideth, stick to it, perseveres, stick out, jib.