Forced the issue türkçesi Forced the issue nedir
- Diğerine baskı yapmak.
- Birisinin kendi yolunda ısrar etmesi.
- Sürdürmek.
- Israr etmek.
- Devam etmek.
Forced the issue ingilizcede ne demek, Forced the issue nerede nasıl kullanılır?
Forced : Cebri. Termal. Rıza dışı. Zorlanmış. Zorlama. Basınçlı. Mecbur. Zorunlu. Mecburi. Zoraki.
The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Issue : İhraç. Yayımlamak. Sayı (yayın). Neşet etmek. Yayınlamak. (dergi veya gazete) nüsha. Akmak. Yayınlanmak. Dağıtmak.
The issue came up again : Mesele tekrar gündeme geldi. Konu bir başka zaman tekrar ortaya çıktı.
Addressed himself to the issue of : Özellikle bu konuyla ilgili konuştu. Konuyu ele aldı.
Confuse the issue : Bir şeyi daha karışık hale getirmek. Gündemi konusunu saptırmak. Karmaşık hale getirmek.
Evade the issue : Boğuntuya getirmek. Sorunlardan kaçmak.
Face the issue : Bir durumu olduğu gibi kabul edip ona göre davranmak.
İngilizce Forced the issue Türkçe anlamı, Forced the issue eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Forced the issue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Insisted : Dayatmak. Ayak diremek. Üzerinde durmak. Tutturmak. Kararlı olmak. Üstelemek. İddia etmek. Direnmek. Asılmak.
Claimed : Talep etmek. İstemek. Hak iddia etmek. İddia etmek. Sahip çıkmak. Dava açmak.
Carry forward : Nakli yekun yapmak. Devreden. Toplam aktarmak. Nakli yekun. İlerletmek. Taşıma. Nakletmek (hesap). Nakletmek. Nakli yek-n yapmak.
Continue : Sürmek. Uzatmak. Olagelmek. Dayanmak. Kalmak. Devamı gelmek. Ertelemek. İdame etmek.
Elongate : Bir nesneyi uzatmak. Çekip uzatmak. Uzamak. Uzatmak. Gerip uzatmak.
Entreats : Dilemek. Üstelemek. Yalvarmak. Eteğine sarılmak. Rica etmek. Yakarmak.
Elongating : Çekip uzatmak. Uzatmak. Bir nesneyi uzatmak. Gerip uzatmak. Uzamak.
Insist on : -de ısrar etmek. -de ayak diremek. -da tutturmak. Direnmek. -da diretmek. Diretmek. -da ısrar etmek. -da ayak diremek. Dayatmak. Diretmek (için).
Follows : Takip etmek. Dinlemek. İzlemek. Sonucu olmak. Dolayı olmak. Uymak. Sonra gelmek.
Follow up : Faydalanmak. Başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak. İzle. Kovalamak. Araştırmak. Sonuna kadar götürmek. Peşini bırakmamak. Takip etmek. Ardını bırakmamak.
Forced the issue synonyms : entreat, hold out, attended, carry over, claims, drawler, hung on, carrying forward, attend, crowds, hold down, attends, be in progress, continues, be on to, hold to, claim, be urgent about something, bring down, crowd, carry on with, followed, continueing, carrying over, abideth, elongates, carry on, insist, hang on, go on, draw.

Bu kısımda Forced the issue kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Forced the issue ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Forced the issue anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Forced the issue ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.