Keltek nedir, Keltek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eski ayakkabı.

[Bakınız: kelik].

Hurda, eski bakır kap.

Düzensiz, tertipsiz eşya.

Terbiyesiz, uygunsuz insan.

Saçları dökük, başı yağlı, kirli.

Kirli, yağlı (fes, şapka ve benzerleri için).

Davranışları beğenilmeyen, değersiz (kadın, çocuk için).

Eski, yaşlı.

Keltek tanımı, anlamı

Kelt : Sulu, otlu yer, dere içi

Kelte : Tarikatten olmayan, yabancı. Sanatında ya da işinde ilerleyemeyen. Küçük, yaşlı palamut ağacı. Kertenkeleden daha küçük sırtındaki pullar sert ve az olan bir sürüngen. Küfe, sapsız sepet. Kısa. Verimsiz toprak.

Keltekeler : Kertenkele, keler.

Kelteki : Eski ayakkabı.

Terbiyesiz : Terbiyesi olmayan. Topluluk kurallarına aykırı davranan.

Beğenilme : Beğenilmek işi veya durumu, popülarite.

Tertipsiz : Dağınık, düzene konmamış, düzensiz. Düzensiz bir biçimde. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse).

Uygunsuz : Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

 

Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

Değersiz : Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.

Terbiye : Eğitim. Görgü. Hayvanı alıştırma. Araba hayvanlarının dizginleri. Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler içinde bir süre bekletme. Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma.

Ayakkab : Ayakkabı.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

Tertip : Uygun bir sıraya, düzene koyma, sıralama. Düzenleme. Dizgi. Askere alınma dönemi. Düzenleniş, sıralanış biçimi, kombinasyon. Hile, düzen, komplo. Doktorun hastaya verdiği ilaç düzeni.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Beğeni : Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Terbi : Dördün. Dörtleme.

Diğer dillerde Kelotomi anlamı nedir?

İngilizce'de Kelotomi ne demek ? : kelotomy