Kemoreseptör nedir, Kemoreseptör ne demek

Kemoreseptör; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kimyasal enerji değişikliklerini alan almaçlar, kemosensör. Dildeki lezzet tomurcukları, burundaki koku almaçları, glomus carotikum ve arcus aorticus’ta bulunan glomus aorticum ve kandaki oksijen, karbondioksit ve pH değişikliklerini alan almaçlar.

Teknik terim anlamı:

Kimyasal maddelere karşı duyarlı olan almaçlar.

Kemoreseptör anlamı, tanımı

Kemoreseptör organ : Kandaki pH, karbondioksit ve oksijen içeriğini hassas olarak ölçerek buna göre solunum ve dolaşım faaliyetlerini düzenleyen kemoreseptör hücreleri, glomus hücreleri ve sustantaküler hücrelerden oluşan hücre topluluğu

Kimyasal enerji : Kimyasal tepkimeler sırasında ortaya çıkan enerji. Kimyasal reasiyonlarla ilgili enerji; kimyasal tepkimelerde açığa çıkan enerji.

Kimyasal madde : Belirli bir homojen bileşimi olan ve mekanik yollarla ayrılamayan maddelerin genel adı. Bütün element ve bileşikler kimyasal madde kabul edilir, çözelti, dispersiyon, alaşım ve kompozit malzemeler karışımdır.

Karbondioksit : Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2).

Değişiklik : Değişik olma durumu. Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum. Amaca uygun biçime getirmek için yapılmış olan değiştirme, tadil. Farklılık.

 

Kemosensör : Kemoresptör.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Tomurcuk : Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. Çiçek açacak gonca.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Kandaki : Hangi.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Glomus : Yumak.

Kandak : Su birikintisi, bataklık, gölcük. Kurumuş dere. Küçük dere. Uçurum, yar. Hendek, çukur. İnişli, yokuşlu, bozuk yol. Yollarda kurumuş araba izleri. Düğüm. İri teyel. Yaşlı, ihtiyar. Hantal, kaba, iri. Obur, gözü doymayan. Kıskanç. Biçkiye gelmeyen kumaş. Çatı saçağı. Budanmış ağaç. Zayıf, ince (insan ya da hayvan). Başkasının payını yeme. Taşların üstündeki su biriken, doğal oyuklar. Kundak. Hendek. Muğla şehrinde, Selimiye nahiyesine bağlı bir yer.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

Lezzet : Ağız yoluyla alınan tat. Herhangi bir şey karşısında duyulan zevk, haz.

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

 

Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.

Kanda : Değirmen bendi. Nerede, nereye.

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

Diğer dillerde Kemoreseptör anlamı nedir?

İngilizce'de Kemoreseptör ne demek ? : chemoreceptore, chemoreceptor