Kene humması nedir, Kene humması ne demek

Teknik terim anlamı:

Riketsiyalardan ileri gelen ve kenelerle yayılan bulaşıcı hastalık; karahumma.

Kene humması kısaca anlamı, tanımı

Humma : Ateşli hastalık. Sıtma nöbeti

Kene : Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı, sakırga.

Koyunların kene humması : Lyme hastalığı.

Bulaşıcı hastalık : Mikrop, parazit, virüs vb. hastalık etkenleriyle yayılan hastalık.

İleri gelen : Bir topluluğun önemli, sözü dinlenir, saygın kişisi.

Riketsiyal : Riketsiya’ya ait veya onun tarafından oluşturulan hastalık veya patolojik değişim.

Riketsiya : İnsanda ve hayvanlarda tifüs ve benzerleri ateşli hastalıklara yol açan, memeli hücreleri içinde yaşayan, küçük prokaryot parazit. Küçük, basil veya kok biçiminde çok biçimlilik gösteren zorunlu hücre içi bir bakteri cinsi. Çubuk, yuvarlak veya çok biçimli, Rickettsiaceae ailesinde yer alan Gram negatif, zorunlu hücre içi mikroorganizma cinsi, Rickettsia. İnsan ve hayvanlarda kimi hastalıklara neden olur, bit, pire, kene ve akarlar vektör ve saklayıcı konakçılardır.

Karahumma : Tifo.

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

 

Hastalı : Hastalıklı.

Keneler : Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım.

Rikets : Raşitizm.

İleri : Herhangi bir şeye göre daha ötede olan yer, geri karşıtı. Doğrusundan daha çok gösteren (saat). Temel duruşta ayak uçlarının gösterdiği yön. Önde bulunan. Öne doğru, ileri doğru. Benzerlerini geride bırakmış. Henüz gelmemiş zaman, gelecek, sonra. Bir şeyin ulaşılacak yönü. "Amaca doğru durmadan yürü" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

Karah : Bolluk, zenginlik, varlık.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Bula : Yenge, amca ya da dayı karısı.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Diğer dillerde Kene humması anlamı nedir?

İngilizce'de Kene humması ne demek ? : tick fever