Kept going türkçesi Kept going nedir
Kept going ile ilgili cümleler
English: I should've kept going.
Turkish: Gitmeyi sürdürmeliydim.
English: Ali kept going.
Turkish: Ali gitmeye devam etti.
English: Since my brother died suddenly two years ago, my sister-in-law has valiantly kept going the small jewellery store he left her.
Turkish: İki yıl önce kardeşimin ansızın ölmesinden beri, yengem onun kendisine bıraktığı küçük mücevher dükkanına gitmeye devam etti.
English: I just kept going.
Turkish: Sadece gitmeye devam ettim.
Kept going ingilizcede ne demek, Kept going nerede nasıl kullanılır?
Kept : Tutmak. Sağlamak. Alıkoymak. Korumak. Durmak. Temelli almak. Kalmak. Konumunda tutulan. Bakmak. Gözkulak olmak.
Going : Mevcut. Gidişat. Başarılı (iş). Yol durumu. Satılan (mal). Basamak genişliği. Çalışan. Giden. Gidiş. İşleyen.
Kept a diary : Günlüğe düzenli olarak yazdı. Günlük tuttu.
Kept a high profile : Her zaman göz önünde oldu. Her zaman dikkat çekti.
Kept a low profile : Diğerlerinin ilgisini çekmedi. Göze çarpmamaya çalıştı. Dikkat çekmedi.
Kept an eye on : Gözetlemek. Gözünü ayırmamak. Dikkat etmek. Gözkulak olmak.
İngilizce Kept going Türkçe anlamı, Kept going eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kept going ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Draw : Kura. İlgi çekici şey. Çekmek. Karalamak. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Çekiliş. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Cazibe. Yem.
Carrying over : Toplam aktarma. Uzatma. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Röpor. Nakletmek (hesap). Nakli yekun. Nakliyekün. Gelmek.
Carry over : Gelmek. Ertelemek. Ayırma. Geri çekme. Sonraki yıla nakletmek. Nakletmek. Uzatmak. Taşınma. Tehir etmek. Aktarmak.
Follow up : İzlemek. Faydalanmak. İzleme. İzle. Araştırmak. Takip etmek. Ardını bırakmamak. Sonuna kadar götürmek. Peşini bırakmamak. İzinde olmak.
Advance : Öndeleme. Artmak. Gelişme. Geliştirmek. Öne almak (tarih terimi). Avans. Öne sürmek. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. İlerletmek. Terfi ettirmek.
Develop : Geliştirmek. Harekete geçmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Yıkamak (film). Gelişme göstermek. Açınmak. Artmak. Tab etmek. Artırmak.
Be in progress : Yapılmak. Sürmek.
Continueing : Dayanmak. İdame etmek. Olagelmek. Uzamak. Sürmek. Devam ettirmek. Devamı gelmek.
Continue : Devamı gelmek. Uzatmak. Uzamak. İdame etmek. Dayanmak. Sürmek. Kalmak. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.
Follows : Dinlemek. Sonucu olmak. Takip etmek. İzlemek. Uymak. Dolayı olmak. Sonra gelmek.
Kept going synonyms : carry forward, bring down, forges, gained, flourishes, flourish, come to the fore, attended, carrying forward, hold down, abideth, continues, carry on with, go on, forge, drawler, gain, get a long, elongating, elongates, attends, come along, elongate, carry on, hold to, cover ground, forced the issue, develops, followed, flourished, gain ground, forge ahead, attend.

Bu kısımda Kept going kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kept going ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kept going anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kept going ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.