Kevsere nedir, Kevsere ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kasırga.

Kırağı.

Sisli havalardaki çilenti.

Bitkilerin yapraklarında olan hastalık : Kevsereden bostan alamadık.

Kevsere kısaca anlamı, tanımı

Kevs : Hayvanın yemediği artık saman. Kevser

Kevse : Su bardağı.

Kevser : Cennette bulunduğuna inanılan kutsal ırmak, havuz veya çeşme.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Alamadı : Kasırga, fırtına.

Kasırga : Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku.

Çilenti : Hafif yağmur, serpinti.

Hastalı : Hastalıklı.

Havala : Sıkıntı: Aman beni havala bastı. Düğünde son gün yapılan toplantı. Duvak. Havale.

Kırağı : Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

 

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Çilen : Hafif ve ince yağan yağmur, çisinti. Sığ yer, suyun derin olmayan yeri. Hafif yağan yağmur, çisenti. Suyun derin olmayan yeri.

Kasır : Köşk.

Haval : Yemenileri kalıba çekmek, düzeltmek için kullanılan bir çeşit ağaç araç.

Kırağ : Keskinlik (Bıçak, makas ve benzerleri şeyler için). İstek, neşe, sağlık. Çevre, kıyı, kenar, uç. Kıyı. [Bakınız: kıran].

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Sisli : Üzerine sis inmiş olan, sislenmiş, bulanık.

Diğer dillerde Kevser denizi anlamı nedir?

İngilizce'de Kevser denizi ne demek ? : mare nectaris, mer du nectar