Keynoting türkçesi Keynoting nedir
- İlkeleri anlatmak.
- Açış konuşması yapmak.
- Vurgulamak.
- Temel düşünceleri söyleme.
Keynoting ingilizcede ne demek, Keynoting nerede nasıl kullanılır?
Keynote : Esas nota. Ana ilke. Temel düşünce. Vurgulamak. Ana nota. İlke. Açış konuşması yapmak. Açılış konuşması yapmak. Temel. İlkeleri anlatmak.
Keynote address : Ana temayı belirleyen konuşma. Konunun ana hatlarını açılışta belirtme. Açılış konuşması. Başlangıç konuşması. Önemli konuşma (konferansta veya siyasi mitingde). Asıl konu. Toplantı açılış konuşması. Ana tema. Toplantıyı açış konuşması.
Keynote speaker : Açılış konuşmacısı.
Keynote speech : Asıl konu. Ana tema. Konunun ana hatlarını açılışta belirtme. Toplantı açılış konuşması. Açış konuşması.
Keynoted : Esas nota. Açış konuşması yapmak. Ana nota. Vurgulamak. İlke. İlkeleri anlatmak. Temel düşünce. Açılış konuşması yapmak. Dayanak. Parti programı.
Keynoters : Açış konuşması yapan kimse. Toplantıyı açmak için konuşan spiker.
Keynoter : Toplantıyı açmak için konuşan spiker. Açış konuşması yapan kimse.
Keynotes : Açış konuşması yapmak. Vurgulamak. Ana nota. İlke. Temel düşünce. Açılış konuşması yapmak. İlkeleri anlatmak. Dayanak. Parti programı. Esas nota.
İngilizce Keynoting Türkçe anlamı, Keynoting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Keynoting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Emphasise : Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (örneğin, the skirt she is wearing emphasises her waist {giydiği etek belini ortaya çıkarıyor}) (emphasize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) vurgulamak. Üstüne basmak. Önemle belirtmek. Üstünde durmak. Altını çizmek. Önemini belirtmek. Vurgu yapmak. Daha açık bir şekilde açıklamak.
Keynotes : Dayanak. Ana nota. Temel düşünce. İlke. Parti programı. Esas nota. Açılış konuşması yapmak.
Emphasized : Ağırlık verilmiş. Belirtilmiş. Vurgulanmış. Israrla söylenmiş. Üzerinde durmak. Üzerinde durulmuş. Önemi belirtilmiş. Önemini belirtmek.
Accentuated : Vurgulanan. Üzerinde durulan. Üzerinde durmak. Üzerinde durulmuş. Vurgulu okumak. Vurgulanmış.
Keynoted : Ana nota. Parti programı. Açılış konuşması yapmak. Dayanak. Esas nota. Temel düşünce. İlke.
Highlight : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. -e dikkati çekmek. En önemli bölüm. Aydınlatmak. Işıkla vurgulamak. Bir resimde çok çiğ ışıkla aydınlatılmış ya da aşırı ışıklanmış bölge. Altını çizmek. Önemli olay. Belirtmek (altını çizerek).
Accenting : Vurgulama. Vurgulayan. Üzerinde durmak. Vurgulu okumak.
Emphasize : Önemini belirtmek. Vurgu yapmak. Altını çizmek. Üzerinde durmak. Üstüne basmak. Belirtmek. Önemle belirtmek. Üstünde durmak.
Accentuate : Önem vermek. Vurgulu okumak. Önemle belirtmek. Üzerinde durmak.
Keynote : Ana nota. Dayanak. Açılış konuşması yapmak. Parti programı. Temel düşünce. İlke. Ana ilke.
Keynoting synonyms : emphasizes, give points to, accentuates, accent, give point to, accentuating.

Bu kısımda Keynoting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Keynoting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Keynoting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Keynoting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.