Keynoted türkçesi Keynoted nedir

Keynoted ingilizcede ne demek, Keynoted nerede nasıl kullanılır?

Keynote address : Toplantı açılış konuşması. Açılış konuşması. Toplantıyı açış konuşması. Ana tema. Başlangıç konuşması. Önemli konuşma (konferansta veya siyasi mitingde). Konunun ana hatlarını açılışta belirtme. Asıl konu. Ana temayı belirleyen konuşma.

Keynote speaker : Açılış konuşmacısı.

Keynote speech : Açış konuşması. Konunun ana hatlarını açılışta belirtme. Toplantı açılış konuşması. Asıl konu. Ana tema.

Keynote : İlke. Vurgulamak. Açılış konuşması yapmak. İlkeleri anlatmak. Esas nota. Temel düşünce. Dayanak. Parti programı. Ana ilke. Temel.

Keynoter : Açış konuşması yapan kimse. Toplantıyı açmak için konuşan spiker.

Keynes : İşsizliği önlemek adına kamu harcamalarının artırılmasını ve hükümet müdahalesini savunan itibarlı ingiliz ekonomist. Maynard keynes (1883-1946).

Keynes plan : İkinci dünya savaşı sonrasında uluslararası değer taşıyan paralara istikrar kazandırılması ve ortak bir para biriminin oluşturulması sorunlarına çözüm bulabilmek amacıyla dış açıkla karşılaşacak ülkelere dış fazla veren ülkelerden gelecek fonlarla otomatik kredi vererek çok yanlı denkleştirmeyi sağlayacak ve bir dünya merkez bankası gibi çalışacak uluslararası kliring birliği adı altında bir birliğin kurulmasını ve bunun gereği olarak bankor adı verilen bir paranın uluslararası ödeme aracı olarak kullanılmasını öngören, 1944 yılında bretton woods konferansında sunulan, ancak kabul görmeyen j. m. keynes tarafından hazırlanan ingiliz planı. krş. white planı, triffin planı. Keynes planı.

 

Keynesian cross : Keynesçil etki. Gelir harcama modelinde denge reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyini belirleyen pozitif eğimli toplam harcamalar eğrisi ile kırkbeş derecelik doğrunun kesişiminin çağrıştırdığı görünüm. Keynesyen çapraz.

Keynoting : Vurgulamak. Açış konuşması yapmak. Temel düşünceleri söyleme. İlkeleri anlatmak.

Keynoters : Toplantıyı açmak için konuşan spiker. Açış konuşması yapan kimse.

İngilizce Keynoted Türkçe anlamı, Keynoted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keynoted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gospel : Müjde. Hristiyanlığın esasları. Gerçek. İncil. Bir inanç sisteminin temel ilkeleri. Dört incil´den biri. Hz isa´nın öğrettikleri. Asıl gerçek. Hakikat.

Thought : Kasıt. Düşünme. Sanı. Düşünce. Özen. Kanı. Az şey. Düşünüş. Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.

Accentuate : Vurgulu okumak. Önem vermek. Üzerinde durmak. Önemle belirtmek.

 

Abutments : Köprü ayağı. Köprü kenar ayakları. Kemer ayağı.

Foundation : Bağlıbağış kurumu. Döşek. Esas. Yüz boyamanın başlangıcında, temeli ortaya çıkaran, teni renklendirici pat. çeşitli tonları vardır ve oyun kişisinin cinsine ve yaşına göre seçilir. Özül. Kurum. Tesis etme. Fondöten. Temel. Ten boyası.

Laws : Kural. Yasalar, yönetmelikler gibi devletçe düzenlenip yürürlüğe konulan ve uygulanılması zorunlu olan belgeler. Dava. Yasa. Kanun. Yasalar-tüzükler. Tüze. Kanun ve tüzükler.

Baseline : Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol). Taban çizgisinde. Son cümle. Taban çizgisi. Başlama çizgisi. Ana hat. Taban hizası. (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak).

Generator : Genel biçimde tanımlanmış bir işe ilişkin olarak önceden hazırlanmış bir çatıdan yararlanarak, kullanıcının belirlediği parametrelere göre, onun özel gereksemelerini karşılar nitelikte bir izlence üreten herhangi bir yordam. Üretken. Jeneratör. Üreteç. İşleysel erkeyi, elektriksel erkeye dönüştüren işlerge. Şarj dinamosu. İmbik. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mekanik erkeyi elektrik erkesine çeviren aygıt.

Doctrines : Prensip. Akait. Doktrin. Öğreti. Doktrinler. Mezhep.

Give point to : Üzerinde durmak.

Keynoted synonyms : party platform, back rest, canon, manifestos, keynoting, lawing, anchorage, key note, base, accentuates, radical, emphasize, guidelines, bracing, element, elementary idea, emphasized, basis, tonics, radicals, ticket, party doctrine, party programme, anchorages, accentuated, footing, abutment, guideline, keynotes, platforms, platform, idea, accentuating.