Kick off türkçesi Kick off nedir

  • Gümlemek.
  • Başlama.
  • Mortoyu çekmek.
  • Nalları dikmek.
  • Başlatmak.
  • Gümbürdemek.
  • Futbol alanında kullanılır.
  • Oyunu başlatmak.
  • Başlama vuruşu yapmak.
  • İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması.
  • Ölmek.
  • Girişmek.
  • (futbol) maça başlamak.
  • Başlama vuruşu.
  • Başlamak.

Kick off ingilizcede ne demek, Kick off nerede nasıl kullanılır?

Kick : Sızlanmak. Tekme atmak. Ayak ile vurmak. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Geri tepmek (silah). Tekme. Geri tepmek. Teklemek. Yakınmak. Çitme atmak.

Off : Başlangıç. Çıkarmak. İndirmek. Azalmak. Kapalı. Baş. Soğutmak. Yanılmak. Öldürmek.

Kick off for youngsters project : Başlama vuruşu projesi. Avrupa birliği istihdamı teşvik tedbirleri topluluk programı çerçevesinde rosetta planı’nın bir parçası olarak çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı avrupa birliği koordinasyon dairesi başkanlığı ve türkiye iş kurumu genel müdürlüğünce ortaklaşa yürütülmekte olan, belçika hükümeti ve sosyal taraflarının da desteği ile 2005 yılı sonu itibariyle başlatılan proje.

Kick off for youth project : Avrupa birliği istihdamı teşvik tedbirleri topluluk programı çerçevesinde rosetta planı’nın bir parçası olarak çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı avrupa birliği koordinasyon dairesi başkanlığı ve türkiye iş kurumu genel müdürlüğünce ortaklaşa yürütülmekte olan, belçika hükümeti ve sosyal taraflarının da desteği ile 2005 yılı sonu itibariyle başlatılan proje. Başlama vuruşu projesi.

 

For a kick off : Öncelikle. Başlangıç olarak. İlk olarak.

Kick a goal : Gol atmak. Topa vurup gol atmak.

İngilizce Kick off Türkçe anlamı, Kick off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kick off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rumble : İçini okumak. Guruldamak. Haykırmak. Karnı guruldamak. Anlamak. Gürültü. Gurlamak. Gürlemek. Sezmek.

Roars : Bağıra çağıra söylemek. Uğuldamak. Kahkaha ile gülmek. Çok bağırmak. Haykırmak. Gürlemek. Hırıltılı solumak (at). Kükremek (aslan vb). Kükremek.

Approach : Ulaşmak. Yaklaşmak. Yaklaşım sergilemek. Başvurmak. Çok benzemek. Gelişme koşusu. Yaklaşma. Benzemek. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Yaklaşım.

Attack : Çatmak. Hücum etmek. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Akın. Tecavüz etmek. Tutulmak. Atılım. Yakalanmak. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Atak.

Conked : Bayılmak. Çalışmamak. Dalmak. Bozulmak.

Conks : Bayılmak. Bozulmak. Tahtalıköyü boylamak. Dalmak. Kafa. Başa vurulan darbe. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Burun. Çalışmamak.

 

Plunks : Patlamak. Güm diye. Çarpmak. Tam. Vurmak. Düşmek. Küt diye. Dan diye.

Get the ball rolling : (argo terim) faaliyete geçirmek. İşleri kaldığı yerden devam ettirmek. İşleri başlatmak. Bir şeyleri başlatmak. (bir şeylerin başlamasına) ön ayak olmak.

Peg out : Kazıklarla yerini belirlemek. Zıbarmak. Kuyruğu titretmek. Kazık çakarak sabitlemek. Çamaşır asmak. Gebermek. Jalonlamak.

Kick off synonyms : beginng, inception, bali, kickoff, attacks, bounce up, go west, kick the bucket, get started, cash in, central disciplinary committee, address oneself to, approaches, boom, booms, embark upon, grumbled, amateur player, choke, hop the twig, centre kick, rumbled, clashing, plonking, centre spot, attacked, backheel pass, croaking, kickoffs, buckle down to, plonked, die, initation.