Kick over the traces türkçesi Kick over the traces nedir

  • Otoriteye baş kaldırmak.
  • Kontrolden çıkmak.
  • Gemi azıya almak.

Kick over the traces ingilizcede ne demek, Kick over the traces nerede nasıl kullanılır?

Kick : Çitme atmak. Teklemek. Geri tepmek (silah). Tepinmek. Bırakmak. Vuruş. Tekme. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Vazgeçmek. Yakınmak.

Over : Fazladan. Bitmiş. Üstüne. Sona ermiş. Üzerine. Aşkın. Devirmek. Yukarıya. Üzerinden. Fazla.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Traces : Dayanmak. Çizmek. Kopya etmek. Dayandırmak. İzlemek. İzinden gitmek. Tasarlamak.

İngilizce Kick over the traces Türkçe anlamı, Kick over the traces eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kick over the traces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go hog wild : Çılgınca davranmak. Heyecana kapılmak. Rahatsıza bağlamak. Çılgınlaşmak. Delirmek. Zıvanadan çıkmak. Heyecan basmak.

Boil over : Kaynayıp taşmak. Galeyana gelmek. Taşmak (kaynarken). Köpürmek. Kudurmak. Taşmak. Tepesi atmak.

 

Run away : Paniklemek. Bucak bucak kaçmak. Fıymak. Fark atmak. Kaçılmak. Gazlamak. Kolay kazanmak. Kaçmak. Toz olmak. Sıvışmak.

Be out of control : Kontrolden çıkmış olmak. Frenlenemez olmak. Dizginlenemez olmak.

Get out of control : Kontrolü dışına çıkmak. Kontrol dışına çıkmak. Şirazesinden çıkmak. Azıtmak. Ateş bacayı sarmak.

Get out of hand : İdare edilememek. Şirazesinden çıkmak. Çapraşık hale gelmek. Azmak. Elden kaçmak. Elden çıkmak. Yoldan çıkmak. Denetimden çıkmak. Çığrından çıkmak.

Ran away : Fark atmak. Kaçmak. Kolay kazanmak. Firar etmek.

Go haywire : Balatayı yakmak. Karışmak. Kafayı çizmek. Bozulmak. Balatayı sıyırmak. Delirmek. Şalteri atmak. Arapsaçına dönmek. Sapıtmak.

Run rampant : Her tarafa yayılmak. Azmak. Dal budak salmak (bitki). Kol gezmek. Fışkırmak. Aşırı boyutlara varmak (kötü bir durum).