Kimyon güvesi nedir, Kimyon güvesi ne demek

Teknik terim anlamı:

Tırtıl evresinde anason ve kimyonların çiçek, genç tohum, hattâ sapını kemiren kelebek; anason güvesi, kabya.

Kimyon güvesi kısaca anlamı, tanımı

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella)

Kimyon : Maydanozgillerden, 50 santimetre yüksekliğinde, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık, güzel kokulu ve otsu bir bitki (Cuminum cyminum). Bu bitkinin tohumundan elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz.

Kelebek : Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad. Biçim olarak bu böceklere benzeyen. Vida, somun vb. nesnelerde kolayca çevrilmeye yarayan bölüm. Geviş getiren hayvanların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir cins asalak hayvan. Bu hayvanın neden olduğu hastalık.

Anason : Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum).

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

 

Kemire : Gübre.

Tırtıl : Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.

Sapın : [Bakınız: sarpın]. Un ve tahıl ambarı. Ekmek ve benzerleri konulmaya yarayan dört gözlü sandık.

Tırtı : Ev eşyası.

Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Soy sop, döl, nesil, sülale. Spermatozoit.

Keleb : İplik çilesi. [Bakınız: kelep].

Hatta : Bile, hem de. (ha'tta:) Üstelik, ayrıca.

Tırt : İşe yaramayan kişi.

Sapı : Sarp, insan ve yol uğramayan yer.

Genç : Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

Kele : Boğa, tosun.

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

Diğer dillerde Kimyon güvesi anlamı nedir?

Almanca'da Kimyon güvesi ne demek ? : kümmelmotte