Kitaplıklararası ödünç verme nedir, Kitaplıklararası ödünç verme ne demek

Kitaplıklararası ödünç verme; Kitaplık alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bir kitaplık dermesinden, başka kitaplıkların okuyucularının da yararlanmasını sağlamak amacıyla kitaplıklar arasında gerçekleştirilen ödünç kitap alıp verme işlemi.

Kitaplıklararası ödünç verme anlamı, kısaca tanımı

Kitaplı : Kitabı olan

Ödün : Uzlaşmaya varabilmek için hak, istek veya savlarının bir bölümünden, karşı taraf yararına vazgeçme, ödünleme, ivaz, taviz. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık.

Ödünç verme : Belli bir süre sonra geri ödemek koşuluyla bir başkasına para ya da mal verme. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Öneli geldiğinde geri alınmak ve ürem sağlamak amacıyla belirli bir süre için ödünç para verme.

Kitap : Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü. Herhangi bir konuda yazılmış eser. Kutsal kitap.

Kitaplık : Kitapların yerleştirildiği raflardan oluşan mobilya, kütüphane. Kitap yapmaya elverişli. Evlerde ve iş yerlerinde içinde kitapların bulunduğu oda. Kitap olabilecek kadar. Belli bir sayıda kitabı olan. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak ilgilenen okurlara sunan kuruluş, kütüphane, bibliyotek.

 

Ödünç : İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey).

Verme : Vermek işi.

Kitaplıklararası ödünç verme bölümü : Kitaplıklarda, kitaplıklararası ödünç verme işleminin yürütüldüğü yer.

Yararlanma : Yararlanmak işi, faydalanma.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Okuyucu : Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari. Düğüne çağrı yapan kimse. Türkücü. Şarkıcı.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

Sağlam : Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli. Gerçek, inanılır bir temeli olan. (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak. Zarar görmemiş, bozulmamış. Güvenilir.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Derme : Dermek işi. Aynı türden bir araya getirilmiş şeylerin hepsi, koleksiyon.

Diğer dillerde Kitaplıklararası ödünç verme anlamı nedir?

İngilizce'de Kitaplıklararası ödünç verme ne demek ? : inter-library loan