Klasikçilik nedir, Klasikçilik ne demek

Klasikçilik; Güzel Sanatlar, Edebiyat, Tiyatro alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Resim, Heykel, Mimarlık) Klâsik üslûba olan hayranlık yüzünden o nitelikte yapıt vermeyi amaç edinen görüş. Avrupa'da 1770-1830 yılları arası antikçağ sanatına özenen resim, heykel ve mimarlık anlayışı. Yunan-Roma örneklerinden alınmış düz çizgili, anıtsal, huzur verici öğelerin birbirlerine ölçü ve sayı bakımından yasalı bir disiplin içinde bağlılığı, çıkıntılı kabartmalardan kaçınma "yeni klasikçilik" de denilen bu sanat üslûbunun özelliklerindendir.

Edebi anlamı:

Eski Yunan ve Lâtin yazarları ile XVII. yüzyıl yazarlarını tutanların öğretisi.

Tiyatro'daki anlamı:

Uz yolunda, estetik bir sanat anlayışiyle antik yapıtlara dayanan bir sanat akımı. Bu akım, İtalya'da Rönesans'da başladı ve en parlak üslûbunu XVIII. yüzyılda Alfieri'nin dramlarında buldu.

Klasikçilik tanımı, anlamı

Klas : Sınıf. Üstün nitelikli, üstün yetenekli

Klasik : Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan. Sanatta kuralcı. Kökleşik. Alışılmış. XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser.

 

Yeni klasikçilik : (Resim, Heykel, Mimarlık) 1920-30 yılları arasında betili resmi yeniden canlandırmak isteyen ve yalın çizgilerle açık-koyu değerler üzerine resmi kurmayı deneyen akım. Örn. Picasso'nun 1920-1930 yılları arasında yaptığı şişman kadın betileri gibi. a. bk. klasikçilik. Ondokuzuncu yüzyılın sonunda, klasik zevk ve üslûbunu yeniden ortaya çıkarmak amaciyle harekete geçen çığır.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Çıkıntılı : Çıkıntısı olan.

Hayranlık : Hayran olma durumu. Tutku, aşırı istek.

Düz çizgi : Yarışlık çizgilerinin karşılıklı, düz, dönemeci olmayan parçaları.

Yüzünden : -den ötürü.

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Kabartma : Kabartmak işi. Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef. Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı. Kabartılarak yapılan.

Disiplin : Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

Rönesans : XV. yüzyıldan başlayarak İtalya'da ve daha sonra diğer Avrupa ülkelerinde hümanizmin etkisiyle ortaya çıkan, klasik İlk Çağ kültür ve sanatına dayanarak gelişen bilim ve sanat akımı.

 

Antikçağ : Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının gelişip yayıldığı çağ.

Hayranlı : Samsun şehrinde, Vezirköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Anıtsal : Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.

Kaçınma : Kaçınmak işi.

Çizgili : Üzerinde çizgi bulunan.

Diğer dillerde Klasikçilik anlamı nedir?

İngilizce'de Klasikçilik ne demek ? : classicism, cassicism

Fransızca'da Klasikçilik nedir ? : classicisme