Klasik nedir, Klasik ne demek

Klasik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser.
  • Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan.
  • Sanatta kuralcı.
  • Kökleşik
  • Alışılmış.
  • XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan.
  • Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser.

"Klasik" ile ilgili cümleler

  • "Racine bir Fransız klasik yazarıdır."
  • "Klasikler bir kültür, bir gusto, bir seviye ölçütüdür." - H. Taner
  • "Yunan klasikleri. Fransız klasikleri."
  • "Klasik şiirin yıkıldığından beri şiiri, bin kişi bin türlü tarif ediyor." - Y. K. Beyatlı
  • "Klasik eserlerin oynandığı bir millî tiyatroları yok." - H. Taner

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

Ülküsel bir güzellik düşüncesinden kalkan, ölçü ve düzene dayanan üslûp. Arkaik ve barok üslûplar arasındaki aşama.

Her zaman için beğenilen, örnek olacak yetkinlikte yapıt. a. bk. barok.

Edebi terim anlamı:

Eski Yunan ve Lâtin veya XVII. yüzyıl sanatı örneğinde olan.

Eski Yunan ve Lâtin sanat ve edebiyatına değgin olan.

Bilimsel terim anlamı:

Bir dilin, metinlerden çıkarılıp bir öğretim konusu yapılmış olan şekli ( KLASİK ÖNCESİ, Pré-classique; KLASİK SONRASI, Post-classique ).

 

İngilizce'de Klasik ne demek? Klasik ingilizcesi nedir?:

classic, classical

Fransızca'da Klasik ne demek?:

classique

Klasik anlamı, tanımı:

Klasiklik : Klasik olma durumu.

Zaman : Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Belirlenmiş olan an. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Çağ, mevsim.

Değer : Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.

 

Yitirme : Yitirmek işi.

Örnek : Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. En iyi biçimde olan. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

Eser : Yayın, kitap, yapıt. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im. Soyut kavramlarda belirti.

Yüzyıl : İçinde yaşanılan zaman. Yüzyıllık süre, asır. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem.

Fransız : Fransa'da yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

Alışılmış : Her zamanki, mutat.

Kuralcı : Kurallara bağlı olan, kaideci.

Klasik anamnez : Hayvanın ne zaman hasta olduğu, hastalık belirtilerinin ilk defa nerede görüldüğü, hangi hastalık belirtilerinin görüldüğü, hastalığın olası nedenleri, önce uygulanan tedavi, hasta ve ölen hayvanların sayısı konularında hayvan sahibinin veteriner hekime verdiği bilgiler.

Klasik bale : Belli kurallara dayanan bale biçimi.

Klasik bütçe : Ödeneklerin hizmetin niteliğine göre değil, kuruluşların gereksinim ve istemlerine göre tahsis edildiği bütçe türü.

Klasik büyüme kuramı : Kapitalizmin içsel dinamizmi ile ekonominin kendiliğinden büyüyeceğini, ancak toprakların sınırlı oluşu ve azalan verimler yasası nedeniyle nüfus artışının belli bir noktadan sonra bu büyümeyi durduracağını, teknolojik gelişmenin ise bu süreci biraz daha geciktirebileceğini ileri süren ve özellikle David Ricardo’nun katkılarıyla geliştirilen büyüme kuramı.

Klasik dans : Eskiden kalma, gelenek olmuş dans. Kuralcı dans. Üzerinden çok zaman geçmesine karşın değerinden bir şey yitirmeyen dans.

Klasik dansçı : Klasik kurallara uygun olarak dans eden sanatçı.

Klasik değişkenlerde hatalar :

Klasik denge : Emek piyasasında tam işlendirmenin sağlanmasıyla birlikte eşanlı olarak mal ve para piyasalarında da dengenin sağlandığı durum.

Klasik denge modeli : Klasik dengenin sağlandığı makroiktisadi modeller.

Klasik dengelem : Sayışmanlık yazılım ve değerlerine dayanan, işletmenin ekonomik ve akçalı durumunu gösteren ve sonuç olarak sayımla bağlantılı olan, yasalardaki türesel anlamını belirten ve işletmenin varlıkları ile üçüncü kişilere karşı olan alacaklı ve borçlu durumunu gösteren dengelem.

Klasik ile ilgili Cümleler

  • Klasik arabandan gerçekten kurtulmayacaksın, değil mi?
  • Tom'un klasik müzik sevdiğini biliyorum.
  • Klasik edebiyat senin için ne kadar önemli?
  • "En sevdiğin klasik müzik bestecisi kimdir?" "Debussy."
  • Klasik müziği sever misin?
  • Meryem klasik bir orta sınıf Amerikan annesi.
  • Ali sadece klasik müzik dinler.
  • Klasik müziği seversiniz, değil mi?
  • Milton klasik yazarlardan biridir.
  • Klasik Japon edebiyatını son kez lisede okudum.
  • Bu bir klasik.
  • Klasik edebiyatla çok ilgileniyorum.
  • O klasik ya da folk, her türlü enstrümanı çalabilir.
  • Klasik bir okulda öğreniyorum.

Diğer dillerde Klasik anlamı nedir?

İngilizce'de Klasik ne demek? : [Klasik] adj. classic, classical, standard, usual

Fransızca'da Klasik : classique

Almanca'da Klasik : adj. klassisch, zeitlos

Rusça'da Klasik : n. классика (F), классик (M)

adj. классический, академичный