Knower türkçesi Knower nedir

  • Uzman.
  • Anlayan veya bilen kimse.
  • Ehil.
  • Bilgili kimse.
  • Bilen kimse.

Knower ingilizcede ne demek, Knower nerede nasıl kullanılır?

Knowers : Bilgili kimse. Uzman. Anlayan veya bilen kimse. Bilen kimse. Ehil.

Know a friend from a foe : Dostla düşmanı ayırt etmek. Dost ve düşman arasında ayırım yapmak.

Know a thing or two : -i oldukça iyi bilmek. İşi bilmek. Tecrübeli ve bilgili olmak. Bir konuda edinmiş olduğu deneyimlerden ötürü çok bilgisi olmak. Bir şey hakkında bilgisi olmak. Bir şey hakkında bir şeyler bilmek.

Know about : Malumatı olmak. Anlamak. Haberi olmak. Bilmek.

Know all : Çok bilmiş kimse. Ukala. Bilgiç.

Know better : (bir işin veya şeyin) doğrusunu bilmek. Aslını bilmek.

Know better than to : Yapmayacak kadar akıllı olmak. Olmayacağını iyi bilmek.

Know better days : Daha iyi günler yaşamak. Daha iyi günler görmek. Daha başarılı dönemler olmak.

Know better than that : Daha iyi şekilde yapabilmek. Bundan daha iyi yapmak.

Know by sight : Simaen bilmek. Simaen tanımak. İlk görüşte tanımak. Görür görmez tanıyabilecek kadar iyi tanımak.

İngilizce Knower Türkçe anlamı, Knower eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Knower ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Person : Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Beden. Karakter (tiyatro terimi). Vücut. Kimse. Şahıs. İnsan. Birey. Kişi.

 

Someone : Şahsiyet. Biri. Önemli kimse. Bir kimse. Kimse. Birisi.

Don : Giymek. Hızını her zaman, biriminde eşit tutarda arttığı devinim; değişmez ivmeli devinim. Öğretmen. İspanyol efendisi. Bey. Giyinmek. Tekbiçimli hızlanıra. Kuşanmak veya giyinmek. Öğretim görevlisi.

Dab : Usta. Dokunmak. Hafifçe vurmak. Dokunma. Parmak izi bırakmak. Hafifçe sürmek. Hafif kompres. Hafif vuruş. Hafif hafif vurmak. Hafifçe dokunmak.

Craftsmaster : Kalifiye işçi. Zanaatında yetenekli olan kişi. Son derece uyanık kişi. Zanaatçı ustası. Usta.

Man of learning : Bilim adamı.

Consultant : Konsültan. Baş hekim. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Danışman doktor. Danışman. Müşavir. Bilir kişi. Bilirkişi. Uzman doktor.

Wise person : Bilge. Deneyimli kimse.

Authority : Otorite. Hak. Bir bireyin, bir görüşler dizgesinin ya da bir örgütün, kimi nitelikleri taşımaktan ya da kimi orunlarda bulunarak belli hizmetleri yerine getirmekten doğan ve genel olarak tanınan etkisi. Yetke. Nüfuz. Yetki. Bilirkişi. Yetkili. Şahadet.

Knower synonyms : apprehender, sophisticate, knowers, hand, ables, experts, dons, adepts, cognomen, cognoscente, discriminating, donned, sophisticates, soul, fiends, cognomens, capable of, connoisseurs, individual, connoisseur, expert, adept, fiend, mortal, dabster, cognoscenti, competent, able, somebody.

Knower ingilizce tanımı, definition of Knower

Knower kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who knows.