Kolombina nedir, Kolombina ne demek

Kolombina; Tiyatro, Gösteri alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Tiyatro'daki anlamı:

İtalyan tulûat tiyatrosu olan Commedia dell'Arte türünde kadın uşak tiplerinin en renklisi. Şuh, kıvrak, iyi yürekli bir kadındır. Çoğu zaman göz alıcı bir güzelliği vardır.

Teknik terim anlamı:

İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda kadın uşak tiplerinden en renklisi. Şuh, kıvrak, iyi yürekli bir kadındır. Çoğu kez dansçı ve ezgici olarak sahneye çıkar.

Kolombina anlamı, kısaca tanımı

Kolo : Boynuzlu olması gerektiği halde, boynuzsuz ya da kısa ve kırık boynuzlu olan hayvan

Doğaçlama tiyatrosu : Bir betiğe dayanmadan, önceden saptanmış bir gelişim çizgisi üzerinde doğaçtan oynanan ve örgüsü önceden bilindiği için, oyuncuların bu örgüyü izleyip anlık buluşlarla geliştirdikleri oyunları içeren tiyatro.

Doğaçlama tiyatro : Önceden yazılmış metne dayanmayan, taslağı önceden kararlaştırılmış olan halk tiyatrosu, tuluat tiyatrosu.

Tuluat tiyatrosu : Doğaçlama tiyatro.

İyi yürekli : İyi kalpli.

Bir güzel : Adamakıllı.

Doğaçlama : Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.

 

Göz alıcı : Güzelliği ile ilgi çeken, alımlı, göze çarpan.

Çoğu kez : Genellikle.

Güzelli : Bitlis ilinde, Güroymak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Yozgat şehrinde, Şefaatli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

İtalyan : İtalya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Yürekli : Tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr.

Tuluat : Doğaçlama.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Kıvrak : Canlı, hareketli, atik. İnce tülbent ya da ipekli başörtüsü. Güzel, şık, yakışıklı. Aceleci. Akıcı, işlek. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.

Dansçı : Dans eden kişi. Dansı meslek edinen kişi.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Doğaç : Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme, irtical.

Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Görüntü. Tanık olunan, gözlenen olay.

Diğer dillerde Kolomal anlamı nedir?

İngilizce'de Kolomal ne demek ? : colomal