Kondrosarkom nedir, Kondrosarkom ne demek

Kondrosarkom; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kıkırdak hücresi veya onun öncüsü hücrelerden köken alan, kıkırdağa benzeyen, kolaylıkla parçalanabilen dejenerasyon ve kanama alanları içeren, dış yüzü kapsüllü, çevre dokulara infiltre olan ve metastaz yapabilen kötücül tümör. Yassı kemiklerde daha çok rastlanır ve çoğunlukla yaşlı bokser ve Alman kurt köpeklerinde ortaya çıkar.

Kondrosarkom anlamı, tanımı

Kond : Koyun bacağından çıkan, hiç aşınmamış taze aşık kemiği

Kondros : Kıkırdak.

Kıkırdak hücresi : Bir matriks içine gömülü olan ve matriksin proteoglikanı ile kollagen ve elâstik tellerini salgılayan kıkırdak dokusunun esas hücresi. Kondrosit. Kıkırdak dokusunda tek tek veya izogen gruplar yapan, bölünüp çoğalarak temel madde, kollajen ve elastik ipliği sentezleyen lakuna içerisinde olgun hücre, kondrosit. [Bakınız: kıkırdak gözesi].

Kötücül tümör : Köken aldığı dokuya benzerliği az olan, çevre doku ve damarlara invazyon ve metastaz özelliğine sahip, hızlı ve infiltratif ve kontrolsüz büyüyen, kapsülsüz, mitotik indeksi yüksek hücrelerden oluşan tümör, kanser, habis tümör, malign tümör, hlk. seratan.

Dejenerasyon : Yozlaşma. Soysuzlaşma. ve kim. Bozunum. [Bakınız: yozlaşma]. Bozulma. Hücre ve dokuların canlılığını koruyarak görev bakımından daha az etkin bir düzeye inmesi ve çeşitli yapısal değişimlere uğraması, dönüşümlü hücre zedelenmesi.

 

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Kolaylıkla : Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

Metastaz : Yayılma.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu ya da imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Kıkırdak : Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

Kemikler : Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Omurgalı hayvanlarda iskeleti yapan ve kemik dokusundan meydana gelmiş oları sert, dayanıklı parçalar. Muğla kenti, Güllük nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Kapsüllü : Etrafı kapsülle çevrili, enkapsül.

Rastlanı : Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç.

Kolaylı : Özensiz yapılmış, gelişigüzel (iş için).

Kötücül : Kötülük isteyen (kimse). Kötü huylu. Kötü niyetli.

Dış yüz : Bir şeyin dışarıdan görünüşü.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Kanama : Kanamak işi, nezif.

Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

 

Diğer dillerde Kondrosarkom anlamı nedir?

İngilizce'de Kondrosarkom ne demek ? : chondrosarcoma