Konsolide borç nedir, Konsolide borç ne demek

Konsolide borç; bir ekonomi terimidir.

  • Kısa vadeli olarak planlanıp daha sonra orta veya uzun vadeli duruma çevrilen borç

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Yeniden borçlanılarak kapatılan borç.

Vadesi uzatılmış borç.

İngilizce'de Konsolide borç ne demek? Konsolide borç ingilizcesi nedir?:

consolidated debt

Konsolide borç kısaca anlamı, tanımı:

Konsolide : Vadesi uzatılan (borç).

Konsol : Yalnız bir yanındaki dayanak tarafından taşınan, diğer bölümleri boşlukta olan yatay yapı ögesi. Duvar kenarına yerleştirilen, üstüne ayna ve başka süs eşyası konulan, çekmeceli, dolaplı mobilya.

Borç : Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

Vadeli : Süresi sınırlanmış. Vadesi olan.

Plan : Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen. Çekim. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim.

Orta : Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. İyi ile kötü arasındaki durum. Yeniçeri Ocağında tabur. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Ne büyük ne küçük, midi. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Orantı. Ne uzun ne kısa, midi. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.

 

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.