Koruk nedir, Koruk ne demek

Koruk; bir bitki bilimi terimidir.

"Koruk" ile ilgili cümleler

  • "Hüseyin Ağa, aşağıda koruk sıkmış, buğulu bardaklarla geldi." - Y. Z. Ortaç

Yerel Türkçe anlamı:

Koru, ağaçlık

[Bakınız: koru]

Yemeklere ekşilik vermek için limon tuzu yerine kullanılan ekşi pekmez.

Korunulan, bakımı yapılmış olan tarla ya da ağaçlık yer.

İçi boş (kabuklu meyveler için) : Bu sene fındıklar koruk çıkıyor.

Korunak

Zeytinin çiçeğini döktükten sonra kalan ufak meyvesi.

Çiftçilerin tarla kenarlarına, çobanların dağ tepelerine taşları birbiri üzerine koyarak yaptıkları işaret.

Genç, taze, yeni yetişmekte olan : Bu çocuk daha koruk.

Otunu biçmek için korunan tarla

Koruluk, orman.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bitlis ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Koruk anlamı, tanımı:

Koruk lüferi : Ağustosta avlanan turfanda lüfer.

Koruk suyu : Koruğun ezilmesiyle elde edilen sıvı.

Koruk şerbeti : Koruktan yapılan, bazen nane veya oğul otu katılan şerbet.

Dam koruğu : Dam koruğugillerden, bir veya çok yıllık türleri olan, ılık iklimlerde yetişen otsu bir bitki (Sedum).

Baba koruk yer oğlunun dişi kamaşır : "babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuğu çeker" anlamında kullanılan bir söz.

 

Dede koruk yer torununun dişi kamaşır : "eskilerin yaptığı yanlış işlerden daha sonrakiler de zarar görür" anlamında kullanılan bir söz.

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Henüz : Daha, hâlâ. Az önce, daha şimdi, yeni.

Ekşi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.

Boş : Bilgisiz. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.). Anlamsız. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Bir işe yaramayan, yararsız. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde.

Koruk olmak : Tavuk kuluçka olmak : Bizim tavuk koruk olmuş.

Korukçu : Kır, koru, tarla bekçisi Diyarbakır şehri, Bismil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Korukezen : Şanlıurfa ili, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Koruklu : Sümüklü çocuk. Bitlis ilinde, Reşadiye nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Edirne şehrinde, Mecidiye nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Tekkiraz bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ili, Şehitnusretbey nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Korukmak : Yeme isteği artmak : Koyunlar arpaya korukmuş.

Koruköy : Adıyaman şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale kenti, Bolayır bucağına bağlı bir bölge. Çanakkale ili, Pazarköy nahiyesine bağlı bir yer. Diyarbakır şehrinde, Dicle ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Elâzığ kenti, Hıdırbaba nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kırıkkale ilinde, Dereköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kırıkkale şehrinde, Sulakyurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Malatya şehri, Arapgir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa ili, Osmancalı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin şehri, Akarsu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muğla şehrinde, Milâs ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muğla şehrinde, Üzümlü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sakarya ilinde, Geyve ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas şehrinde, İmranlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tunceli ili, Hozat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

 

Korukturmak : Körleştirmek.

Diğer dillerde Koruk anlamı nedir?

İngilizce'de Koruk ne demek? : [körük] n. bellows, pair of bellows, blower, fan

Fransızca'da Koruk : raisin cueilli vert

Almanca'da Koruk : der Faltenbalg