Kramer türkçesi Kramer nedir

  • Kuzey dakota'da bir şehir (abd).
  • Kuzey dakota eyaletinde şehir.
  • Bir soyadı.

Kramer ingilizcede ne demek, Kramer nerede nasıl kullanılır?

Buckram : Yapmacıklı resmi tavır. Yapmacık resmi tavır. Keten bezi. Çirişli pamuklu bez. Buhara. Tela. Çirişli keten bezi.

Buckrams : Yapmacıklı resmi tavır. Keten bezi. Buhara. Çirişli pamuklu bez. Tela. Yapmacık resmi tavır. Çirişli keten bezi.

Kra : Maymunlar (primates) takımının eski dünya maymunugiller (cercopithaecidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 50 cm kadar kuyruğu olan, iyi yüzen, toplu halde ağaçlarda yaşayan bir tür. Java makakı.

Kraal : Ağıl. Yerli köyü (afrika terimi). Çitle çevrilmiş ağıl (afrika terimi). Yerli köyü.

Kraals : Ağıl. Yerli köyü (afrika terimi). Çitle çevrilmiş ağıl (afrika terimi). Yerli köyü.

Krait : Kobra familyasına ait olan birkaç zehirli yılandan herhangi biri (güneydoğu asya'ya özgü olan). Zehirli bir asya yılanı. Pama. Pullu sürüngenler (squaniata) takımının, kobragiller (elapidae) familyasından, 175 cm kadar uzunlukta, çok zehirli, doğu hindistan, seylan ve çin'de yaşayan bir yılan türü.

Kraurosis : Derinin normal dışı bir şekilde büzülmesi ve antrofi (patoloji).

Kraft : Kraft kağıdı. Sülfat hamurundan yapılan ambalaj kağıdı. Dayanıklı ambalaj kağıdı. Koyu renkli sağlam ambalaj kağıdı. Ambalaj kağıdı.

 

Krantz : Soyadı.

Kraits : Kobra familyasına ait olan birkaç zehirli yılandan herhangi biri (güneydoğu asya'ya özgü olan). Zehirli bir asya yılanı.

İngilizce Kramer Türkçe anlamı, Kramer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kramer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ade : Amerikan mizahçı ve oyun yazarı. George ade (1866-1944).

Abdel : Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970). Gamal abdel nasser (1918-1970). (arapça) bir ad. Mısırlı subay ve siyasi lider.

Chest : Sine. Kutu. Göğüs. Sandık. Bağır.

Abravanel : Abarbanel. Bir erkek adı (ibranice). İber yarımadası'nda yaşayan en eski ve en köklü musevi ailelerden biri.

Buffet : Büfe. Yumruklamak. Örselemek. Boğuşmak. Yumruk atmak. Dövmek. Vurmak. Tokat atmak. Sarsmak. Tokatlamak.

Deprecation : Şiddetle reddetme. Tasvip etmeme. İtiraz. Karşı koyma.

Supplication : Niyaz. Rica. Yalvarış. Yalvarma.

Dresser : Giyimine özen gösteren kimse. Şifonyer. Makyaj masası. Kurşun tokacı. Tabaklık. Tuvalet masası. Şifoniyer. Konsol. Oyuncuları giydiren görevli. Tabak dolabı.

Commode : Çekmeceli dolap. Şifoniyer. Komodin. Konsol. Oturak. Oturaklı iskemle. Şifonyer. Lazımlık iskemlesi. Klozet.

Kramer synonyms : requiescat, adamson, abegg, abaya, grace, abramovitch, lock, benediction, request, abderhalden, chest of drawers, desk, commination, thanksgiving, abu, adalbert, abou hatzira, abidal, intercession, container, orison, blessing, invocation, asking, abernathy, storage space, collect, prayer wheel, bureau, abargil, addison, petition, chiffonier.