Kuduldamak nedir, Kuduldamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Birkaç kişi bir arada az sesle konuşmak.

Kuduldamak tanımı, anlamı

Kudu : Ağzı dar çömlek, güveç. Hırsız. Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 250 cm kadar uzunlukta, 170 cm kadar yükseklikte, kül kahverengi olup, yanları beyaz çizgili, Afrika'da yaşayan bir tür. (Strepsiceros strepsiceros) Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 250, yükseliği 170 cm. Kül-kahverengi olup yanları beyaz çizgilidir. Afrikada yaşar

Kudul : Ağzı dar çömlek, güveç. Kısa kuyruklu, kuyruksuz (hayvan).

Bir arada : Toplu bir durumda, birlikte, toplu olarak.

Konuşmak : Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

 

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

Diğer dillerde Kudu anlamı nedir?

İngilizce'de Kudu ne demek ? : kudu