Kukla nedir, Kukla ne demek

Kukla; kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri.
  • Bu bebeklerle oynatılan oyun.
  • Ayakları olmayan, alttan içine el sokularak oynatılan çeşitli nesnelerden yapılmış bebek
  • Başkasının etkisinde olan, onun isteklerine göre davranan (kimse).

"Kukla" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onu da kılıbık bir koca gibi kukla yapar oynatırım." - E. İ. Benice
  • "Salıncağın üzerindeki kızlar, iki zarif kukla gibi fıldır fıldır dönüyorlardı." - O. C. Kaygılı

Yerel Türkçe anlamı:

Kuka, yumak.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Kimi kez parmaklara takılarak, kimi kez de iplerle ya da değneklerle oynatılan gösteri bebeklerine verilen ad.

İngilizce'de Kukla ne demek? Kukla ingilizcesi nedir?:

dummy, puppet

Kukla hakkında bilgiler

Kukla, tek aktörlü, üç boyutlu, taklit ve söze, karşılıklı konuşmaya dayalı geleneksel seyirlik oyundur.

Türkçe oyuncak bebek anlamına gelen ve bugün Anadolu'da yaşayan korçak, kudurcuk, kaburcuk, koğurcak, kavırçak, lubet, vb. gibi isimlerle yaşayan kukla seyirlik oyunların en eskilerindendir. "Korkolçak", "Çadır hayal" (ipli kukla) adı ile yaşayan kukla Orta Asyada da aynı isimle yaşatılmakta ve Orta Asya'dan getirildiği sanılmaktadır.

 

Birçok Türk boyunda kendine özgü basit teknik içinde görülen ve 17. yüzyıldan beri Türkiye'de şehirlerde kukla adı ile bilinen oyun Anadolu'da köylüler arasında "bebek, çömce gelin, karaçör" gibi isimlerle yaygındır. Konusu günlük yaşamdan ve edebi hikâyelerden alan kukla bir hareket ve hacim oyunudur. 14. yüzyıldan bu yana oynatıldığı bilinmektedir. Bu oyunun baş kahramanı "İbiş" ve ihtiyardır. İbiş kurnaz ve hazırcevaptır. İhtiyar ise varlıklı bir kişidir.

El kuklacısı, küçük bir sahnenin ardından iki eliyle kuklaları karşılıklı konuşturur, oynatır. İpli kuklada ise sahnenin üstünden iplerle kuklaları hareket ettirir. Sahnenin üstünde kukla köprüsü denilen bir yerde vardır kuklacı buraya çıkarak kendisi gözükmeden kuklasını oynatır. Sözlü sözsüz kukla olabilir. Eğer kukla oyunu sözlüyse perdenin arkasında seslendirilir. Bir dönem kuklalar politik amaçlı kullanılmıştır. Ayrıca Hıristiyan kiliselerinde dini konular kuklalar oynatılarak insanlara anlatılmaya çalışılmıştır.

Kukla ile ilgili Cümleler

  • Avustralya bir kukla devlet.
  • Bu şirket bir siyasi kukla.
  • Kuklalar teller ile çalışır.
  • Kutuda bir kukla var.
  • Kendine kukla arıyorsan onun ben olmadığımı anlayamadın mı?
  • Ben senin kuklan değilim.
  • Bu bir kukladır.
  • Ülkeleri bir Batı kuklası.

Kukla tanımı, anlamı:

Perde : Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri. Doğruyu görmeye engel olan şey. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Katarakt. Seste pes perde. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer.

 

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Bebek : Meme veya kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.

Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Kumar. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence.

Kukla gibi : Kişiliksiz. ufak tefek, çelimsiz.

Kukla gibi oynatmak : Birine her istediğini yaptırmak. birinin istediğini yapıyor görünerek onu oyalamak.

Kukla hükumet : Bir ülkede, yabancı bir devlet tarafından kendi amaçlarını gerçekleştirmek için kurulmuş sözde hükûmet.

Kukla oyunu : Yapma bebeklerin alttan el sokularak veya başka yollarla hareketlendirilerek oynatıldığı gösteri.

Kukla tiyatrosu : Kukla oyununun yapıldığı tiyatro.

Kuklacı : Kukla oynatan veya yapıp satan kimse.

Kuklacılık : Kuklacının yaptığı iş.

Kuklalık : Başkasının isteğine göre davranma.

Kuklavari : Kukla gibi, kuklaya benzer.

Hareketli : Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize. Canlı, kıpırdak.

İplik : Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Sanatçı : Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.

Parmak : Arşının yirmi dörtte biri. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç.

Eldiven : Dış etkilerden korumak için ele giyilen kumaş, deri veya kauçuktan yapılmış olan el giysisi.

Kesit : Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey.

Karton : Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart. Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter.

Aktör : Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Kukla boyama : Kuklanın boyanma işi.

Kukla çatalı : İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal.

Kukla değişken :

Kukla dekoru : Kukla sahnesi için yapılan dekor.

Kukla düdüğü : Kukla oyununda ıslık sesi çıkaran özel düdük.

Kukla filmi : Kuklaların oynatıldığı sinema filmi. Kuklaların canlandırmayla devindirilmesine dayanan film çeşidi.

Kukla giydirme : Kuklayı giydirme işi.

Kukla gösterisi : Kuklalar ile düzenlenen gösteri.

Kukla güldürüsü : Güldürüyü temel alan kukla oyun betiği.

Kukla iş masası : Kuklacının yanında bulunan ve kukla oynattığı sırada kullandığı iş masası.

Diğer dillerde Kukla anlamı nedir?

İngilizce'de Kukla ne demek? : adj. dummy

n. puppet, doll, dummy, dolly, dupe, marionette, poppet, putty, figurehead

Fransızca'da Kukla : marionnette [la], mannequin [le], pantin [le]

Almanca'da Kukla : n. Marionette, Puppe

Rusça'da Kukla : n. кукла (F), марионетка (F), манекен (M), горка (F)

adj. кукольный, марионеточный