Kundakçı nedir, Kundakçı ne demek
- Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse.
- Tüfek kundakları yapan kimse.
- Ara bozucu

"Kundakçı" ile ilgili cümleler
- "Fakat ne çare ki Rum kundakçıları tarafından baştan başa yakılıp yıkılmış." - Y. K. Karaosmanoğlu
Kundakçı hakkında bilgiler
Kundaklama veya kundakçılık; kötü amaçlarla herhangi bir malı, binayı veya araziyi ateşe verme. Kundakçılık kasıtlı ve kötü amaçlı olması yönüyle kazara meydana gelen yangınlardan ayrılır ve pek çok ülkenin yasalarına göre suçtur. Genellikle en ağır cezalar, can kaybı ile sonuçlanan olaylarda verilir.
Kundakçılık kavramı Türkçeye Rumca bez anlamındaki kundak sözcüğünden türeyen, "yağlı bez ile tutuşturmak" anlamındaki "kundak sokmak" deyimi yoluyla girmiştir.
Kundakçı kısaca anlamı, tanımı:
Yangın : Zarara yol açan büyük ateş. Coşkunluk. Tutkun, düşkün, âşık. Hastalıkta ateş.
Kundak : Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Saçları yemeninin içine alıp bağlama. Bu bezle sarılmış bebek.
Kunda : Bir tür büyük ve zehirli örümcek.
Kundakçılık : Kundakçının yaptığı iş. Ara bozuculuk.
Çıkarmak : Resim yapmak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Söylemek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Bulmak, ortaya koymak. Sunmak. Fotoğraf çektirmek. Yayımlamak. Yapmak, üretmek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sağlamak, elde etmek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Göstermek. Gidermek. Sonunu getirmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Hatırlamak. Boşaltmak. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Yollamak, göndermek.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Tüfek : Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah.
Amaç : Hedef. Gaye. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
Bina : Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap. Yapı.
Arazi : Yer. Yeryüzü parçası, yerey, toprak.
Ateş : Tehlike, felaket. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Öfke, hırs, hınç. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Coşkunluk. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç.
Ara bozucu : Arabozan.
Ara : Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi.
Diğer dillerde Kundakçı anlamı nedir?
İngilizce'de Kundakçı ne demek? : adj. incendiary
n. incendiary, arsonist, firebug, saboteur, goon, fire raiser
Fransızca'da Kundakçı : incendiaire [le][la]
Almanca'da Kundakçı : n. Brandstifter, Mordbrenner
Rusça'da Kundakçı : n. поджигатель (M), диверсант (M)
adj. поджигательский

Bu kısımda Kundakçı nedir? Kundakçı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kundakçı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kundakçı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.