Labour intensive industry türkçesi Labour intensive industry nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Üretim sürecinde girdi olarak sermayeye oranla emeğin daha fazla kullanıldığı, diğer bir deyişle emek yoğun teknolojinin kullanıldığı sanayi. krş. sermaye yoğun sanayi.
- Emek yoğun sanayi.
Labour intensive industry ingilizcede ne demek, Labour intensive industry nerede nasıl kullanılır?
Labour : ä°şçi partisi'ne ilişkin. Doğurma. Çaba harcamak. Lafı uzatmak. Ayrıntılara girmek. Çalışmak. İşgücü. Doğum. Çabalamak. (gemi) denizde çalkalanmak.
Intensive : Şiddetli. Türkçede ad, sıfat ve zarf soylu sözlerin açık veya kapalı ilk hecelerinin p, m, r, s ünsüzlerinden biriyle kapatılması ve meydana gelen hecenin, o kelimenin başına eklenmesiyle, benzer hecelerin tekrarı esasına dayanılarak kurulan ve bu yolla ilgili olduğu adın veya fiilin taşıdığı anlamı yoğunluk bakımından güçlendiren kelime: || durum yüzünden zaten sarsılan şerif, handan'ın artık kendisine bambaşka bir gözle baktığını fark eder etmez büsbütün çileden çıktı; bir şeyler yapabilmek hırsıyla yanmaya başladı (t. buğra, dönemeçte, s. 140). en tatlısı kapıyı, pencereyi sımsıkı kapatıp eski yaşantıyı sürdürmekti (t. buğra, göst. e., s. 88). donuk yüzü pembeleşmiş, o her zamanki kıpkırmızı dudakları ise aksine uçuk bir renk almıştı (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 125). bir haftadır kupkuru kesildi kurabiyeler (p.safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 22) vb. || pekiştirilmiş kelimelerde anlamı daha da güçlü kılmak için ek yığılması olayında görüldüğü gibi, pekiştirme öncesi ile asıl kelime arasında bir (a) ünlüsü daha eklenir: sap-a-sağlam, cep-e-çevre gibi. geçirdiği korkunç kazaya rağmen arabadan sap-a-sağlam çıkabildi. gittikleri yerde etrafları çep-e-çevre sarılmıştı vb. bk. pekiştirme ve pekiştirme ünlüsü. Yoğun. İntansif. Aşırı. Yoğunlaştırılmış. Pekiştirilmiş kelime. Entansif. Pekiştirmeli.
Industry : Ekonominin, her çeşit işlenmemiş ya da yarı işlenmiş özdekleri değiştirip doğrudan doğruya kullanılır nesne ve özdekler durumuna koyan büyük etkinlik kolu. Coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yapım. Yeni teknolojileri uygulamadaki tavırları ve yasal durumları ne olursa olsun büyük, küçük ve orta ölçekli işletmelerin gerçekleştirdikleri her türlü iktisadi etkinlik. Çaba. İşletmecilik. Sektör. Sürekli olan ve herkese bir gereksinmenin giderilmesi araçlarını sunan insan çalışması. Hamaratlık. İşleyim.
Labour intensive : Emek-yoğun. Bir malın üretiminde veya bir kesimde kullanılan emek/sermaye oranının diğer bir malın üretiminde veya diğer bir kesimde kullanılandan daha yüksek olması. Emek yoğun.
Labour intensive commodity : Diğer mallara göre, üretiminde emeğin sermayeden daha çok kullanıldığı mal, diğer bir deyişle emek yoğun teknolojiyle üretilen mal. krş. sermaye yoğun mal. Emek-yoğun mal. Emek yoğun mal.
Capital intensive industry : Sermaye yoğun sanayi. Üretim sürecinde girdi olarak emeğe oranla sermayenin daha fazla kullanıldığı, diğer bir deyişle sermaye yoğun teknolojinin kullanıldığı sanayi. krş. emek yoğun sanayi.
Labour intensive technology : Bir malın üretiminde veya bir kesimde kullanılan emek/sermaye oranının diğer bir malın üretiminde veya diğer bir kesimde kullanılandan daha yüksek olduğu teknoloji. krş. sermaye yoğun teknoloji. Emek yoğun teknoloji.
İngilizce Labour intensive industry Türkçe anlamı, Labour intensive industry eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Labour intensive industry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Labour intensive industry synonyms : a change in individual demand, a shift in individual demand, a pass through certificate, a type mutual funds, a change in demand, ability to pay principle.

Bu kısımda Labour intensive industry kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Labour intensive industry ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Labour intensive industry anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Labour intensive industry ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.