Landmarks türkçesi Landmarks nedir

  • İşaret.
  • Sınır taşı.
  • Yön bulma işareti.

Landmarks ile ilgili cümleler

English: Are there any landmarks?
Turkish: Doğal sınır işaretleri var mı?

English: The Brandenburg Gate is one of the most famous landmarks in Germany.
Turkish: Brandenburg Kapısı Almanya'daki en ünlü yerlerden biridir.

Landmarks ingilizcede ne demek, Landmarks nerede nasıl kullanılır?

What landmarks are on the way : Yolumuzun üzerinde hangi sınır işareti var.

Landmark : İşaret. Konuda geçen önemli nokta. Uzaklardan kolaylıkla fark edilen (topografik özellik veya yüksek bina vb). Dönüm noktası. Kent simgesi. Doğal sınır işareti. Sınır taşı. Sınır işareti. Röper. Yön bulma işareti.

Landman : Karacı. Bir soyadı.

Landmass : Kıta. Büyük kara parçası.

Landmasses : Büyük kara parçası. Kıta.

Landmine : Kara mayını. Zayıf çirkin kız. Yerin hemen altına yerleştirilen oatlayıcı.

İngilizce Landmarks Türkçe anlamı, Landmarks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Landmarks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bookmark : Kitabın üzerine konulan özel ad ya da im. Bir internet sitesini sık kullanılanlara eklemek. Sayfa işaretleme kağıdı. Kitapta son okunan sayfayı bulmak için araya konulan karton. Kitap ayracı. Sayfa işareti. Yer imi. Kalınan yer imi.

 

Clue : İpucu. Şipka. Anahtar. Yumak. Tüyo. Topak. Aydınlatmak. İz. Hamak ipi.

Ground : Topraklamak. Dayandırmak. Çakmak. Yere indirmek. Hareket izni vermemek. (gemi) karaya oturmak. Uçurtmamak (uçağı). Karaya oturtmak. Zemin. Kırsal toprak.

Clews : İpucu. Şipka (gemi). İskota yakası. Yumak. Anahtar. Yün yumağı. Topak. İz. İplik yumağı.

Monument : Önemli bir olayı gelecek kuşaklara yansıtmak için yapılan simge niteliğinde büyük yapı. Önemli tarihsel olayların geçtiği ya da kazıbilim, çağbilim ve sanat yönünden bir önemi ve özelliği bulunan, bunlarla ilgili kişilerin ve olayların anısını yaşatmak amacıyla, kentlerin herkesin gezip görebileceği yerlerine yerleştirilen, korunması ve çevresiyle birlikte değerlendirilmesi gerekli her türlü taşınmaz yapıtasarcılık yapıtlarıyla, benzer nitelikleri olan yontular. Anıt. Eser. Kolorado eyaletinde şehir. Olağanüstü eser. Heykel. Dev yapıt.

Dry land : Kurak bölge. Çok az yağmur alan bölge. Kuru alan. Az yağmurlu alan. Kuru bölge. Kurak alan.

Beaconed : İşaret ateşi. İşaret ışığı. Yol göstermek. Yol gösterici. İşaret koymak. Radyofar. Alandaki işaret ışıkları. Parıldak. İşaretlemek.

Continent : Britanya ve irlanda haricindeki avrupa kıtası. İdrarını tutabilen. Mutedil. Bağırsaklarına hakim olabilen. Asya, afrika ...gibi, yeryüzünün altı büyük kara parçasından her biri. İffetli. Ölçülü. Anakara. Ana kara.

Clew : Sarmak. İskota yakası. Yumak. Topak. Şipka (gemi). Yün yumağı. Kuka. Hamak ipi (gemi). İz. Yumak yapmak.

Position : Sav. Yerleştirmek. Konum. Mevki. Koymak. Yer. Fikir. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet.

 

Landmarks synonyms : augury, terra firma, boundary stone, place, land, beacon, bodement, landmark, badge, land mass, characters, auguries, charactered, auspicate, earth, character, badges, subcontinent, clueing, solid ground.