Layover türkçesi Layover nedir
- Durma.
- Aktarma.
- Kaplama.
- Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi.
- Konaklama.
- Mola.
- Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde).
- Duraklama.
Layover ile ilgili cümleler
English: We have a 50-minute layover in Boston.
Turkish: Boston'da elli dakikalık bir konaklamamız var.
Layover ingilizcede ne demek, Layover nerede nasıl kullanılır?
Layovers : Bir seyahatin bir ayağıyla diğer bir ayağı arasındaki bekleme veya dinlenme süresi. Konaklama. Kaplama. Bekleme (uçak otobüs gemi veya trenle yolculuk ederken bir yerde). Mola. Duraklama. Durma. Aktarma.
Layoff : İşten çıkartılma. İşçilerin geçici olarak işten çıkarılması. İşçileri işten çıkarma (özellikle geçici olarak). İktisadi konjonktürdeki daralma dolayısıyla işten çıkartma. Mecburi işsizlik. İşten çıkarma. Birinin işsiz olduğu dönem. Zorunlu hareketsizlik dönemi.
Layoffs : İktisadi konjonktürdeki daralma dolayısıyla işten çıkartma. Zorunlu hareketsizlik dönemi. İşten çıkartılma. İşçileri işten çıkarma (özellikle geçici olarak). Mecburi işsizlik. İşçilerin geçici olarak işten çıkarılması. Birinin işsiz olduğu dönem. İşten çıkarma.
Layout : Tasarım. Düzen. Dizenek. Örtü. Bir gözlem aracında soruların ve yanıt seçeneklerinin yazım alanlarıyla birlikte yerlerinin uygun biçimdeki düzeni. Düzenleme. Kumar masası örtüsü. Mizanpaj. Tertip.
Layout character : Yapı denetim karakteri.
Layout menu : Tasarım menüsü.
Layout properties : Düzen özellikleri.
Layout for print : Yazdırma yerleşimi.
Layouts : Düzen. Plan. Düzenleme. Örtü. Kumar masası örtüsü.
Layout items : Yerleşim öğeleri.
İngilizce Layover Türkçe anlamı, Layover eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Layover ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cessations : İnkıta. Kesilme. Duruş. Ara. Fasıla. Durdurulma. Sona erme. Ara verme.
Stop : Son vermek. Durdurmak. Durdurma. Kesilmek. Ciğerlerden gelen havanın gırtlağa çarpması ve ses tellerindeki açılıp kapanma yüzünden hava akışının birdenbire engellenmesiyle oluşan kesintili ses. türkçede bulunmayan ve arapçada (:) işareti ile karşılanan bu ses, arasıra dilimize arapçadan geçmiş bes, mebde, mesele, mesul, neşe, heyet gibi kelimelerde göze çarpar. ancak, söyleyişteki zorluk dolayısıyla bu kelimeler ya yerlerini türkçe karşılıklara bırakmış yahut da araya bir ünlü eklenerek veya hemze atılarak genellikle beis, mebde, mesele gibi şekillere dönüştürülmüştür. Dinmek. Yenmek. Devam etmemek. Hemze. Engel.
Placental moles : Yavru zarı molaları.
Alienisms : Aktarılabilirlik. Aktarım.
Casements : Açılan pencere. Kanatlı pencere. Pencere kanadı. Perdelik pamuklu kumaş. Çerçeve.
Lag : Son. Geri kalmak. Oyalanmak. Gerileme. Gecikme. Tahta kaplamak. Geri. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi.
Mole : Gebeliğin erken dönemlerinde embriyo öldüğü halde yavru zarlarının gelişimlerini sürdürmeleriyle oluşan kistik, kanlı, et görünümünde veya üzüm salkımı görünümündeki oluşumlar, yavru zarı molaları. enfekte olabilir ve piyometraya neden olur veya nekroza uğrayarak dölyatağından dışarıya atılır. et (mola carneousa), kese (mola cystica), üzüm salkımı (mola racemosa), içi kanla dolu (mola sanguinolenta) veya villi koriyalisleri aşırı gelişmiş (mola villosa) biçimde görülebilir. Muhbir. Avogadro sayısı. Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı. Dalgakıran. (vücutta) ben. Mol. Yersıçanı. Grammolekül. Mole.
Cowls : Motor kapağı. Rahip cüppesi. Baca şapkası. Kukuletalı cüppe.
Break : Dizginlemek. Uymamak. Paydos. Açıklık. Parçalamak. Ara. Kırma. Kesmek. Sona ermek. Tan.
Fire away : Ateş serbest! silahları ateşlemeye başlamak. Silahı ateşlemek. Konuşmaya başlamak. Başlamak. Yap!.
Layover synonyms : pit stop, discontinuation, stand, covered, lags, coverts, rest, discontinuance, changeover, stay, carryovers, adaptation, crowned, breathers, coat, connection, cessation, adaptations, breathing space, intermission, carryover, coated, cast off, alienism, cowl, coating, discontinuations, casing, night stop, cesura, dead lock, covering, full stop.

Bu kısımda Layover kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Layover ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Layover anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Layover ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.