Lazier türkçesi Lazier nedir

Lazier ile ilgili cümleler

English: Can you believe it? She's even lazier than me.
Turkish: Buna inanabilir misin? O benden bile daha tembeldir.

English: Ali is even lazier than I am.
Turkish: Ali bile benden daha tembel.

Lazier ingilizcede ne demek, Lazier nerede nasıl kullanılır?

Glazier : Sır kaplamacı. Sırcı. Camcı. Perdahçı.

Glaziers : Camcı. Sırcı. Perdahçı. Sır kaplamacı.

Glaziery : Camcının pencerelere cam takma işi. Cam üretimi. Camcılık. Cam yapımı. Camcının işi.

Lazied : Tembelleşmiş. Aylakça.

Laziest : Tembel. En tembel. Haylaz. Üşengeç. Uyuşuk. Miskin. Ağır.

Blazingly : Bariz bir şekilde. Alevlenerek. Sinirlenerek. Coşkun bir şekilde. Ateş püskürerek. Kızgın bir şekilde. Alevli bir şekilde.

Laziness : Uyuşukluk. Miskinlik. Üşengenlik. Atalet. Üşengeçlik. Tembellik. Haylazlık.

Blazing scent : Taze iz.

Blazing star : İşaret çiçeği. Zeravent. : zeravent. Kabakulak otu. Beyaz loğusaotu. Meşecik. Değnek çiçeği. Kurtluca. Yılan kökü. Karaasma.

Chalazia : Kalazya. Vücuttaki büzgenlerin yumuşaması veya açılması.

İngilizce Lazier Türkçe anlamı, Lazier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lazier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Goldbrick : Kendi işini başkalarına bırakmak. Değerli görünen ancak çok az değeri olan bir şey. İşini üstünkörü yapmak. Altından yapılmış gibi görünecek şekilde yapılan fakat değersiz olan tuğla. İşten kaçan kimse (askeri argo). Kaytarmak. Değerli görünen sahte bir şey. Kaytarıcı. Tembel kimse.

Bigger : Çok. Büyük. İri. İri yarı. Kapı gibi (argo terim). İri kıyım. Yüce. Kocaman. Daha büyük. Önemli.

Good for nothing : Serseri. Hiçbir işe yaramaz. Hayırsız. Bir işe yaramaz. Beceriksiz. İşe yarama. Beş para etmez. Boktan. İşe yaramaz.

Large : Kocaman. Koca. Kalabalık (aile). Bol. Çok. Büyücek. Büyük (servet). Geniş. Büyük. İri.

Idlest : Boş gezmek. Yersiz. Boş. İşlemeyen. Rölantide çalışmak. Avarelik etmek. İşsiz güçsüz. Boşta olmak.

Slacker : Dalgacı. Boş gezen. Aylak. Yaramaz. Kaytarıcı. Yan çizen kimse. Gevşetici.

Slackers : Yan çizen kimse. Dalgacı. Gevşetici. Aylak. Yaramaz. Kaytarıcı.

Cumbrous : Sıkıcı. Külfetli. Hantal.

Idle : İşsiz güçsüz. Boş durmak. Oyalanmak. Rölantide çalışmak. İşe yaramaz. Boşa harcamak. Boşta çalışmak. Yersiz. Çalışmayan.

Inertial : Hareketsiz. Aktif olmayan. Atalet. Durgunluğa özgü (fizik). Atalet ile ilgili. Pasif. Hantal. Hareket etmeyen.

Lazier synonyms : drowsy, leprous, mischievous, laggard, big, abandoned, goldbricks, hypnagogic, contemptuous, dilatory, gold brick, arduous, loafers, drones, acuter, do nothing, bone idle, faineant, acute, sleepiest, drone, burdensome, dormant, abject, indolent, deliberate, inerts, drowsiest, sad sack, layabouts, idle fellow, a bad lot, sleepier.

Lazier zıt anlamlı kelimeler, Lazier kelime anlamı

Small : Küçücük. Minik. Mütevazi. Zayıf. Sıradan. Hafif. Önemsiz. Fakir. Basit. Ufak.

Little : Değersiz. Ufak şey. Cici. Kısa. Be.az miktarda. Az. Az miktarda. Azıcık. Ufak. Önemsiz.

Former : İlk söylenen. Sabık. Gövde uçak. İlk. Kalıpçı. Evvelsi. Geçmiş. Evvelki. Eski. Geçen.