Lets türkçesi Lets nedir

  • Kiraya vermek.
  • Meydan vermek.
  • Kiraya verilmek.
  • Dürmek.
  • İhale etmek.
  • Vermek.
  • Ses çıkarmamak.
  • Bırakmak.
  • Dirmek.
  • İzin vermek.

Lets ile ilgili cümleler

English: Ali often lets me use his car.
Turkish: Ali sık sık arabasını kullanmama izin verir.

English: Ali never lets his children watch TV after 10:00 p.m.
Turkish: Ali akşam 10.00'dan sonra çocuklarının TV izlemesine asla izin vermez.

English: Ali never lets anyone forget that he's rich.
Turkish: Ali zengin olduğunu herhangi birinin unutmasına asla izin vermez.

English: Ali usually lets dirty dishes pile up for a week, then he washes them.
Turkish: Ali genellikle kirli tabakları bir hafta kadar biriktirir, sonra onları yıkar.

English: He often lets me use his typewriter.
Turkish: Çoğunlukla daktilosunu kullanmama izin verir.

Lets ingilizcede ne demek, Lets nerede nasıl kullanılır?

Lets go : Koyvermek. Gevşemek. Bırakmak. Gevşetmek. Serbest bırakmak. Salıvermek. Boşlamak. İşine son vermek. Rahatlamak. Kendini koyvermek.

Acamol tablets : Acamol tabletler. Ağrı kesici görevi gören haplar.

Aglets : Bağcık ucu. Bağcık demiri.

Aiglets : Bağcık ucu. Bağcığı geçirmek için yardımcı olan ayakkabı bağcığı veya şeridin sonunda bulunan küçük plastik veya metal uç (ayrıca aglet).

 

Amulets : Nazarlık. Hamail. Hamaylı. Nazar boncuğu. Muska. Tılsım.

Billets doux : Aşk mektubu.

Billets : Konaklama yeri. Konaklatmak (askeri terim). Konaklatmak. Ödev. Not. Yerleştirmek. Vazife. Konak yeri. Çelik çubuk. Pusula.

Ballets : Bale grubu. Bale.

Brooklets : Georgia eyaletinde şehir. Küçük dere. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Derecik. Çay.

Bracelets : Bilezik. Kelepçe.

İngilizce Lets Türkçe anlamı, Lets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delegate : Havale etmek. Yetki vermek. Görevlendirmek. Yetki aktarmak. Devretmek. Delege atamak. Delege etmek. Temsilci. Görev devretmek.

Assigns : Devretmek. Göreve seçmek. Devredilen. Feragat edilen. Saptamak. Belirlemek. Tahsis etmek. Atamak. Bağlamak.

Administers : Tatbik etmek. Uygulamak. İdare etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Müdürlük etmek. İcra etmek. Sağlamak. Yönetmek. Vermek (ilaç, ceza vb).

Roll : Vurgulayarak telaffuz etmek. Arabayla dolaşmak. Rulo. Çevirmek. Yaprak haline getirmek (metalurji terimi). Soymak (sarhoş vb). İktisat, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sallana sallana gitmek. Kadro. Tomar yapmak.

Administer : Müdürlük etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Verdirmek. Hizmet etmek. İdare etmek. Tatbik etmek. Uygulamak. İcra etmek. Tayin etmek. Sağlamak.

Adjudicate : Kararlaştırmak. Karar vermek. Halletmek. Hakemlik etmek. Kararına varmak. Hükme bağlamak. Hüküm vermek. Yargıcılık yapmak. Hükmetmek.

Abandon : Boşlamak. Yüzüstü bırakmak. Viran hale getirmek. Dayandırmak. Kesmek. Yarıda kesmek. Çıkıp gitmek. Taşkınlık. Bırakma.

 

Let something pass unchallenged : Göz yummak.

Bow out of : Çekilmek. Ayrılmak.

Lets synonyms : to a lesser extent, let out on hire, allow of, the cause, bend the neck, abdicating, abandons, awarded, farm, say nothing, give an opportunity, let, ascribes, pass, hire out, allow, renting, contract out, allow for, cause, acquiesced, connive at, causes, admits, authorises, lease out, admit to, give place to, brook, farm out, letting out, award, caused.

Lets zıt anlamlı kelimeler, Lets kelime anlamı

Prevent : Kösteklemek. Önüne geçmek. Önlemek. Engellemek. Önden gitmek. Mani olmak. Yol göstermek. Menetmek. Alıkoymak. Engel oluşturmak.

More : Daha fazla. Fazla şey. Takriben. Fazlalık. Ziyade. -den daha. -den daha çok. Çok. Daha (çok). Daha.