Leucocytos türkçesi Leucocytos nedir
- [#lökositoz Lökositozis].
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Lökositoz.
Leucocytos ingilizcede ne demek, Leucocytos nerede nasıl kullanılır?
Eozinophilic leucocytosis : Eozinofili. Eozinofilik lökositozis.
Lymphocytic leucocytosis : Lenfositik lökositozis. Lenfositlerin yüzde oranın artışı, lenfositozis. kronik yangılarda ve ivegen enfeksiyonların iyileşme evresinde görülür.
Monocytic leucocytosis : Monositik lökositozis. Monositlerin yüzde oranlarının artışı.
Neutrophil leucocytosis : Nötrofil lökositozis. Nötrofili.
Leucocytogenesis : Lökositojenez.
Leucocyte pipette : Akyuvar pipeti. Toplam akyuvar sayımında, kanın sulandırılması ve karıştırılması amacıyla kullanılan cam pipet ve plastik bir ağızlıktan oluşan, kapiller kısım hacmi balon kısmının onda biri olan bir kan hücresi sayım aracı, akyuvar sulandırma pipeti.
Leucocyte inclusion : Akyuvar inklüzyonu. Nötrofillerin sitoplazmasında çevresel olarak bulunan, yuvarlak-oval, mavi renkte, rna içeren cisimcik. birçok enfeksiyonun seyri sırasında, yanıklarda, aplastik anemide, gebelikte ve kimi zehirlenmelerde görülür, ameto cisimciği, döhle cisimciği, döhle inklüzyon cisimciği.
Agranulocyte leucocytes : Taneciksiz akyuvarlar. Lenfosit ve monosit gibi sitoplazmasında tanecik veya granül içermeyen akyuvar tipi, agranülosit, mononükleer lökosit.
Leucocyte formulate : Akyuvar tiplerinin yüzde oranlarının tespit edilmesi yani kanda bulunan yüz akyuvardan kaçının nötrofil, eozinofil, bazofil, monosit veya lenfosit olduğunun saptanması. Akyuvar formülü.
Basophil leucocyte : Bazofil lökosit. Sitoplazmasında bazofil granül ve s şeklinde loplu bir çekirdek bulunması ile diğer kan hücrelerinden ayırt edilen, kanda düşük oranda bulunan bir akyuvar tipi.
İngilizce Leucocytos Türkçe anlamı, Leucocytos eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leucocytos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Leukocytosis : Kanda lökosit artımı. Kandaki toplam akyuvar sayısının artması, lökositoz. çoğunlukla nötrofil lökositlerde, açık veya gizli irinli enfeksiyonlarda görülür. insan, köpek ve atta nötrofil sayısının toplam lökositlere oranı % 60-70 olup bunun % 75-90 ve daha yüksek olması lökositozis olarak değerlendirilir. Kandaki beyaz kan hücreleri sayısının çoğalması (ayrıca leucocytosis). Akyuvar çokluğu. Lökositoliz.
White corpuscle : Beyaz kan hücresi. Akyuvar. Lökosit.
Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.
Neutrophile : Nötrofil. Nötrofil granülosit olarak da adlarılan lökosit (akyuvar) hücresi. Tiyazin boyalarıyla kolayca renklendirilebilen akyuvar (biyoloji terimi).
Blood cell : Kan gözesi. Alyuvar, akyuvar veya kan pulcukları gibi kanın biçimli elemanlarından biri, hematosit, hemosit, kan yuvarı. Kan hücresi.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Leukocyte : Lökosit. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar. Beyaz kan hücresi.
Blood corpuscle : Alyuvar, akyuvar veya kan pulcukları gibi kanın biçimli elemanlarından biri, hematosit, hemosit, kan yuvarı. Kan hücresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan yuvarı. Kan sıvısı içinde dolaşan şekilli elemanlar; omurgalılarda alyuvarlar ve akyuvarlar ile omurgasızlarda hemosit denilen hücreler. kan yuvarı. Kan cisimciği.
Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.
Basophil : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bazofil. Bazik boyalarla kolayca boyanan herhangi bir hücre. sitoplazmasında bazik boya alan granüllere sahip lökosit cinsi hipofiz ön lobunda bulunan bir hücre cinsi. Lekeye benzeyen hücre veya doku (biyoloji terimi). Çapları insanda 8-10 mikron, hayvanlarda 10-18 mikron arasında değişen, bazik boyalarla mor renge boyanan granüllere sahip, yüzeyinde ıge için özel almaçlar bulunan, mast hücreleri gibi heparin, histamin ve az miktarda bradikinin ve serotonin salan, alerjik ve paraziter hastalıklarla uzun süren kronik yangılarda sayıları artan sayıca en az olan granüllü akyuvar tipi. hipofiz bezinin ön lobunda, bazı hormonların salındığı ve bazik boyalarla boyanan hücreler. Bazseven; bazik boyalara karşı bir çekimi olan.
Leucocytos synonyms : blood disease, free phagocyte, lymph cell, blood disorder, neutrophil, white cell, wbc, a c syndrom, monocyte, white blood corpuscle, abdominal distention, eosinophil, corpuscle, a dna, lymphocyte, abaxial, a c deformity, a band, myeloblast, a amplitude mod, abdominal ovariectomy, white blood cell, myelocyte, a crochordon, abdominal palpation, a clay, abattoir, abdomen, granulocyte, eosinophile, basophile.

Bu kısımda Leucocytos kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leucocytos ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leucocytos anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leucocytos ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.