Lökositozis nedir, Lökositozis ne demek

Lökositozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kandaki toplam akyuvar sayısının artması, lökositoz. Çoğunlukla nötrofil lökositlerde, açık veya gizli irinli enfeksiyonlarda görülür. İnsan, köpek ve atta nötrofil sayısının toplam lökositlere oranı % 60-70 olup bunun % 75-90 ve daha yüksek olması lökositozis olarak değerlendirilir.

Lökositozis anlamı, kısaca tanımı

Löko : Yunanca ak anlamına gelen ön ek

Lökosit : Akyuvar. [Bakınız: akyuvar].

Lökositoz : Lökositozis.

Lenfositik lökositozis : Lenfositlerin yüzde oranın artışı, lenfositozis. Kronik yangılarda ve ivegen enfeksiyonların iyileşme evresinde görülür.

Monositik lökositozis : Monositlerin yüzde oranlarının artışı.

Nötrofil lökositozis : Nötrofili.

Nötrofil lökosit : Kanda akyuvarların % 60-70 kadarını oluşturan, sitoplazmasında pembeye boyanabilen küçük granüller içeren, fagositozda ve yangıda görevli, olgunluk derecesine göre bir veya birkaç parçalı çekirdeği bulunan akyuvar, polimorfnükleer lökosit. Bir loplu akyuvar tipi olup sitoplazmâsında nötrofil tanecikler ile 3-4 loplu bir çekirdek bulunur. Fagositoz yapan, loplu çekirdekli, granüllü beyaz kan hücresi.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

 

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Nötrofil : Stoplazmasında nötral boyalarla boyanma özelliğine sahip tanecikler bulunan parçalı çekirdekli lökositler. Kanda akyuvarların çoğunluğunu oluşturan, sitoplazmasında menekşe renkte granüller içeren, çekirdekleri 2-5 parçalı olan ve etkin hareket yeteneği olan, bakteri enfeksiyonlarında fagositoz yeteneğiyle vücudun savunma sisteminin önemli bir parçasını oluşturan hücreler. Akut enfeksiyonların ilk döneminde, ateşli hastalıklarda, kanamalarda ve kötücül tümörlerde sayıları artar. Nötr boyalarla boyanan.

Akyuvar : Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

Kandaki : Hangi.

İrinli : İrin toplamış, cerahatli.

Kandak : Su birikintisi, bataklık, gölcük. Kurumuş dere. Küçük dere. Uçurum, yar. Hendek, çukur. İnişli, yokuşlu, bozuk yol. Yollarda kurumuş araba izleri. Düğüm. İri teyel. Yaşlı, ihtiyar. Hantal, kaba, iri. Obur, gözü doymayan. Kıskanç. Biçkiye gelmeyen kumaş. Çatı saçağı. Budanmış ağaç. Zayıf, ince (insan ya da hayvan). Başkasının payını yeme. Taşların üstündeki su biriken, doğal oyuklar. Kundak. Hendek. Muğla şehrinde, Selimiye nahiyesine bağlı bir yer.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Akyuva : Afyon kenti, Şuhut ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Diğer dillerde Lökositozis anlamı nedir?

İngilizce'de Lökositozis ne demek ? : leukocytosis