Levy türkçesi Levy nedir

  • Askere almak.
  • Zorla toplama.
  • Toplama (vergi).
  • El koymak.
  • Vergi koyma.
  • Toplama.
  • İngilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük.
  • Haczetmek.
  • İcra.
  • Zorla askere alma.
  • Haciz.
  • Zorla toplamak.

Levy ile ilgili cümleler

English: All depositors with over €100,000 in Southern Cypriot banks will now have to pay 9.9 percent levy on their savings as part of a €10 billion bailout plan agreed on Friday, March 15.
Turkish: 5 Mart Cuma günü kararlaştırılan 10 Milyar Avroluk kurtarma planı uyarınca Güney Kıbrıs bankalarında 100,000 avronun üzerinde parası bulunan mudilerin artık tasarrufları üzerinden yüzde 9.9 vergi ödemesi gerekecek.

Levy ingilizcede ne demek, Levy nerede nasıl kullanılır?

Levy tax : Vergi koymak. Vergi tarhetmek. Vergi tarh etmek.

Levy war on : Birine karşı savaş açmak. -e karşı savaş açmak. -e karşı savaş ilan etmek. -e karşı savaş başlatıldığını bildirmek. Birisiyle savaşmak.

Capital levy : Sermaye üzerinden alınan vergi. Sermaye vergisi. Varlık vergisi. Sermaye ve mülk üzerinden alınan bir tür servet vergisi. Servet vergisi. Sermayeden alınan vergi.

Compensatory levy : Fark giderici vergi. Serbest ticaret koşullarında düşük dünya fiyatlarıyla rekabet edemeyecek kesimleri korumak amacıyla yüksek yurtiçi fiyatlar ile düşük dünya fiyatları arasındaki fark kadar dışalım mallarından alınan vergi. Telafi edici vergi.

 

Health levy : Sağlık vergisi. Sağlık hizmeti sunmak için maaştan kesilen miktar. Sağlık hizmeti kesintisi.

Levamisole : İmidazotiyazol türevi bağışıklık sistemini uyarıcı ve antelmintik ilaç. Levamisol. Levamizol.

Halevy : Filozof ve doktor. Soyadı. Judah halevy (d.1075-1141). Hazar kitabı ve zion'a od yazarı. İspanyol yahudi şair.

Bar lev line : Bar-lev hattı. Altı gün savaşı sonrasında sina yarımadasına döşenmiş mayın sırası. Bar lev hattı.

Variable levy : Artan ya da azalan gümrük vergisi. Fark giderici vergi. Serbest ticaret koşullarında düşük dünya fiyatlarıyla rekabet edemeyecek kesimleri korumak amacıyla yüksek yurtiçi fiyatlar ile düşük dünya fiyatları arasındaki fark kadar dışalım mallarından alınan vergi.

Leva : Lev.

İngilizce Levy Türkçe anlamı, Levy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Levy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agglomeration : Yerleşim yeri. Halter. Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer. Yığın. Bir araya toplama. Bağlantı noktası. Toplanma. Yığışım. Yığma.

Distrain on : Rehin tutmak.

Confiscating : Kamulaştırmak. İstimlak etmek. Kanunen el koymak.

Distrain : Rehin olarak tutmak. Haciz koymak. Haczetme. Zapt etmek. Hapsetmek.

Agglomerations : Yığışım. Bir araya toplama. Yığın. Yığışma. Yığma. Bağlantı noktası. Halter. Yığılma. Küme.

 

Commandeer : Benimsemek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. (bir uçağı vb) kaçırmak. Askeri bir hizmete mecbur etmek. Müsademe etmek. Askeri nedenlerle el koymak. Kendine maletmek. Kendine mal etmek.

Impressment : Müsadere. Alıkoyma (insan mülk vs). El koyma.

Enroll : Yazmak. Üye etmek. Tescil etmek. Kaydetmek. Üye yapmak. Kaydını yapmak. Yazılmak. Kayda geçirmek. Kütüğe geçmek. Üye olmak.

Affirmance : Onay ve kabul. Onaylama. Doğrulama. Tasdik.

Taxation : Vergi. Vergi sistemi. Mahkeme masrafı. Vergi miktarı. Vergiyi gerçekleştirme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Vergicilik. Kamu giderlerini karşılamak amacıyla devletin veya devletin yetkilendirdiği diğer kamu tüzel kişilerinin, hukuki zorunluluk altında, yasayla belirtilen kurallara göre ve karşılıksız olarak gerçek ve tüzel kişilerin gelir ve malları üzerinden nakdi ya da ayni olarak aldıkları pay. Vergilendirme.

Levy synonyms : levy en masse, selective service, confiscation, execution, appropriating, conscripted, distraint, confiscates, enrol, garnish, levying, conscribe, conscripts, crimps, draft, adding, drafted, muster, conscription, arrest, imposition of taxes, distress, levies, mulct, enforcements, crimping, charge, feasance, impressments, taxations, tax, effectuation, aggregation.

Levy zıt anlamlı kelimeler, Levy kelime anlamı

Discharge : Taburcu olma. Boşaltım. Taburcu etmek (hastayı). İşten çıkarmak. Malı taşıtından dışarı çıkarma. Boşalmak. Deşarj etmek. Görevden almak. Akıtmak. Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.

Levy ingilizce tanımı, definition of Levy

Levy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to levy on property. To raise, as a siege. As, the levy of troops, taxes, etc. The act of levying or collecting by authority. The usual mode of levying, in England, is by seizing the goods. To make a levy. To seize property, real or personal, or subject it to the operation of an execution. A name formerly given in Pennsylvania, Maryland, and Virginia to the Spanish real of one eighth of a dollar (or 12½ cents), valued at eleven pence when the dollar was rated at 7s. 6d.