Light in the head türkçesi Light in the head nedir

Light in the head ingilizcede ne demek, Light in the head nerede nasıl kullanılır?

Light : Yanmak. Bir salonun ya da sahnenin aydınlatılması için yöneticinin ya da sorumlunun verdiği buyruk. Aydınlatmak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Işık tutmak. İnmek (attan veya arabadan). 4000 a° ile 8000 a° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Işık saçmak. Nur.

In : Çok moda olan. Gelmiş olan. İçine. İçinde. İçeri. Da. Dahili. İçeriye. Mevsimi gelmiş. Tutulan.

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Head : Baş ile ilgili. Geçmek. Kafa. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Baştaki. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Başına geçmek (şirket vb). Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Queer in the head : Kaçık. Çatlak.

Soft in the head : Kaz kafalı.

Light in bulk : Yükte hafif. Pahada ağır. High in value.

Light induced retinal degeneration : Işıktan kaynaklı retina dejenerasyonu. Çeşitli dalga boylarındaki ışığın retinada oluşturduğu zedelenme. devamlı floresan ışık altında ve yüksek sıcaklıkta tutulan albino sıçanlarında, farelerde ve derin su balıklarında görülür.

Weak in the head : Kafadan kontak.

İngilizce Light in the head Türkçe anlamı, Light in the head eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Light in the head ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Besotted : Sarhoş olmuş. Sersemletilmiş. Sersemleşmiş. Aşık. Sarhoş. Sersem. Abayı yakmış (argo terim). Abayı yakmış. Aptal. Karasevdalı.

Giddiest : Sersem. Baş döndürücü. Terelelli. Sulu (kimse). Uçarı. Hoppa. Zevzek. Havai. Delişmen.

Dizziest : Sersem. Sersemletici. Başı dönen. Kuş beyinli (argo terim). Baş döndürücü. Şaşkın. Başını döndürmek. Fırıl fırıl dönen. Hoppa. Kuş beyinli.

Empty skull : Aptal. Beyinsiz. Boş kafalı. Kuş beyinli. Boş kafatası.

Blockish : Aptal. Sıkıcı. Donuk. Salak.

Barmcake : Aptal. (argo terim) salak. Salak. Bir tür ekmek. Geri zekalı. Kepekli unlu yumuşak ve düz yuvarlak ekmek.

Flibbertigibbets : Dedikoducu kimse. Sersem. Geveze. Kuş beyinli. Hoppa tip. Aptal.

Asses : Eşek (argo terim). Popo. Eşek herif (argo terim). Kıç (argo terim). Göt (argo terim).

 

Fuddled : Kafası dumanlı. Çakırkeyf. Çakırkeyif. Mahmur. Sarhoş.

Dizzy : Fırıl fırıl dönen. Sersem. Başını döndürmek. Baş döndürücü. Başı dönen. Sersemletici. Kuş beyinli. Şaşkın. Hoppa.

Light in the head synonyms : birdbrain, brainless, birdbrains, blockheaded, blockheads, slaphappier, blockhead, addlebrained, boob, giddier, featherhead, fucker, beefhead, in a daze, featherbrain, bewildered, ass, addle brained, doltish, duffer, addle head, giddying, addlepated, aments, arse, giddy, dizzier, flibbertigibbet, light headed, berk, bemused, dazed, addle pated.