Weak in the head türkçesi Weak in the head nedir

Weak in the head ingilizcede ne demek, Weak in the head nerede nasıl kullanılır?

Weak : Cansız. Halsiz. Açık. Hastalıklı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Aciz. Sulu. Güçsüz. Yavan.

In : Da. İçinde. Dahili. İktidardaki. Gelmiş olan. Mevsimi gelmiş. De. İç. İçeri. İçine.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Head : Başkan. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Baş ile ilgili. Örtübaşı. Gövde. Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Baştaki. Başlık. Yollanmak. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.

 

Light in the head : Sersemlemiş. Ahmak. Başı dönmüş. Kafasız.

Soft in the head : Kaz kafalı.

Weak interaction : Yüksek erkeli çekirdeksel etkileşimlerden 10(...)kez daha cılız yeğinlikte etkileşim. Eksicik ya da µ-ortacığı taneciklerinin gösterdiği, ılıncığın da bozunumuna yol açan temel etkileşim türü. Yeğni etkileşim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Weak instruments : Zayıf araçlar.

Queer in the head : Kaçık. Çatlak.

İngilizce Weak in the head Türkçe anlamı, Weak in the head eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weak in the head ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Up the pole : Sarhoş. Kaçık. Deli. Aklen rahatsız. Üzüntülü. Aklını kaçırmış. Delirmiş. Izdıraplı. Fıttırmış.

Barmy : Kafası bir hoş. Üşütük. Çatlak. Köpüklü. Manyak. Aptal. Mayalı. Kafadan çatlak. Kaçık.

Screwball : Sersem. Garip. Acayip. Tuhaf. Tuhaf tip. Kuş beyinli. Garip kimse. Saçma. Acayip tip.

Round the bend : Viraj dönmek. Kaçık. Virajı dönmek. Çılgın. Çıldırmak. Bir tahtası eksik. Deli. Çıldırmak (col.). Fırlatmış.

Daft : Deli. Salak. Pervasız. Açık ağızlı. Budala. Kaçık. Saloz. Aptal. Arsız. Saçma.

Screwballs : Garip. Saçma. Üşütük. Sersem. Kafasız. Kuş beyinli. Garip adam. Acayip tip. Acayip. Tuhaf.

Pixilated : Yaramaz. Afacan. Kaçık. Sarhoş. Üşütük. Çatlak. Haşarı. Kafası dumanlı. Şaşkın. Çakırkeyif.

Cracked : Pütür pütür. Çatlak. Kaçık. Üşütük. Keçileri kaçırmış. Çatlak (yeryüzü vb). Çatlamış. Kırık. Hasta.