Lingered türkçesi Lingered nedir
Lingered ile ilgili cümleler
English: The shock of her father's death lingered on and she didn't feel like going out at all.
Turkish: Babasının ölüm şoku kolay kolay geçmedi ve onun canı hiç dışarı gitmek istemedi.
Lingered ingilizcede ne demek, Lingered nerede nasıl kullanılır?
Malingered : Hasta numarası yapmak.
Lingerer : Geciken. Ayrılmak istemeyen kimse. Gitmek istemeyen kimse. Erteleyen kimse. Aylak. Uzatan kimse.
Lingerers : Aylak. Gitmek istemeyen kimse. Geciken. Uzatan kimse. Erteleyen kimse. Ayrılmak istemeyen kimse.
Malingerer : Yalandan kendini hasta gösteren. Çürük raporu almak için kendini sakat gibi gösteren kimse. Yalandan hastalanan kişi. Hasta taklidi yapan kimse. Hasta rolü yapan kimse. Mütemarız. Yalandan hasta olan. Kendini hasta gösteren. Numaradan hasta. Dalgacı.
Malingerers : Yalandan hastalanan kişi. Hasta taklidi yapan kimse. Çürük raporu almak için kendini sakat gibi gösteren kimse. Numaradan hasta. Dalgacı. Mütemarız. Kendini hasta gösteren. Yalandan hasta olan. Hasta rolü yapan kimse. Yalandan kendini hasta gösteren.
Lingering : Geçmeyen. Duran. Duraksama süresi. Ağır ağır kaybolan. Yavaş. Yavaş ilerleyen. Kalıcı. Ayrılamayan. Çok yavaş. Oyalanma.
Linger : Gitmemek. Ayrılamamak. Gecikmek. Geçmişte kalmak. Geçmek bilmemek. (ağrı) kolayca geçmemek. Uzamak. Oyalanmak. Durmak. Can çekişmek.
Lingerie : Kadın iç çamaşırı. Gecelik. Kadın iç çamaşırı ve gecelik. Kadın iç gömleği.
Bollingers granules : Bollinger cisimciği. Bollinger granülleri.
Lingeries : Kadın iç çamaşırı. Kadın iç çamaşırı ve gecelik. Gecelik. Kadın iç gömleği.
İngilizce Lingered Türkçe anlamı, Lingered eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lingered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Extends : Uzatmak. Genişlemek. Yaymak. Devam ettirmek. Büyümek. Avcı hattına yayılmak. Vermek. Yardım eli uzatmak. Genişletmek.
Wear away : Aşındırmak. Solmak. Tükenmek. Yıpratmak. Yıpranmak. Zayıflatmak. Tüketmek. Zamanla aşınmak. Aşınmak.
Go away : Uzaklara gitmek. Ayrılmak. Çekip gitmek. Terk etmek. Defolmak. Basıp gitmek. Gitmek. Uzaklaşmak. Defolup gitmek. Yaylanmak.
Extend : Büyümek. Sağlamak. Germek. Sürmek. Devam ettirmek. Genişletmek. Büyütmek. Yaymak.
Be amusing : Eğlenmek.
Burn daylight : Zaman harcamak. Karanlıktan önce ışıkları yakmak. Boş yere calışmak. Zamanı boşa harcamak. Gereksiz işler yapmak.
Hold over : Uzatmak. Ertelemek. Uzun sürmek. Ötelemek. Süre dolmasına rağmen görevine devam etmek. Geri bırakmak. Bir memuriyeti işgale devam etmek.
Lengthen : Daha uzun yapmak. Uzatmak. Sulandırmak. Uzanmak.
Dawdled : Zaman harcamak. İşi ağırdan almak. Boşa geçirmek. Sallanmak. Aylaklık etmek. Ağır davranmak. Salınmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Eğlenmek.
Lingered synonyms : go forth, be in the throes of death, dallied, wear on, be pleased with, drag behind, be amused, abidden, cease, dawdle along, leave, lingers, discontinued, agonises, delay, be prolonged, draw out, continues, daff, fingerlike, ceased, drag on, come to a halt, augment, ceases, linger, dragged, elongate, be at a standstill, elongates, agonizes, dallying, discontinue.
Lingered zıt anlamlı kelimeler, Lingered kelime anlamı
Fingerless : Parmaksız.
Arrive : Dayanmak. Doğmak. Dönmek. Üstesinden gelmek. Başarmak. Gelip çatmak. Gelip dayanmak. Yetişmek. Vasıl olmak. Bir ereğe ulaşmak.

Bu kısımda Lingered kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lingered ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lingered anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lingered ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.