Liquid scintillation counter türkçesi Liquid scintillation counter nedir
- Flüoresan madde içeren bir çözeltinin fotonlar ya da iyon partikülleri ile bombardıman edildiğinde meydana getirdiği ışık ışınlarının sintilasyon cihazı ile sayılması.
- Sıvı sintilasyon sayımı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Liquid scintillation counter ingilizcede ne demek, Liquid scintillation counter nerede nasıl kullanılır?
Liquid : Akışkan. Moleküllerin bir birlerine göre devinim yapabildikleri, ancak tektürel yapışma kuvvetleri etkisiyle değişmeyen oylumu bulunduğu kabın biçimiyle sınırlanmış, özgün nitelikleri olan evre. Islak. Saydam. Sıvı madde. Mayi, sıvı. Berrak. Mayi. Likit. Seviye.
Scintillation : Kırpışım. Parıldama, ışıldama. Kıvılcım saçma. Fizik, uzay, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Işıldama. Yıldızlardan gelen ışığın, hava katmanından geçerken uğradığı küçük kırılımilar yüzünden, yeğinliğinde gözlenen titrerlik. Pırıldama. Işiközlerinin enine dalgalar halinde titreyerek yayılması. Çakım. Sintilasyon.
Counter : Karşısında olmak. Gelen tanecikleri tek tek sayan araç. Döner çelgi eyleminin yapılması için verilen komut. Karşılıkta bulunmak. Fiş. Karşı. Aykırı. Karşılık vermek. Dönçel. Marka.
Liquid scintillation : Flüoresan madde içeren bir çözeltinin fotonlar ya da iyon partikülleri ile bombardıman edildiğinde ışık ışınları meydana getirmesi olayı. bu metod bir çözeltide çözünmüş olan radyoaktivitenin ölçülmesinde kullanılır. bu durumda ışık ışınları elektrik çarpmalarına dönüştürülerek özel bir aletle sayımları yapılır. Sıvı sintilasyon.
Scintillation counter : Işıldama sayıcısı. Sintilasyon sayacı. Işınetkinlik ölçeri. Kırpışım sayacı. Verilen süre içerisinde bozulan radyoaktif atomların sayısını hesaplamak için kullanılan cihaz. Pırıldama sayacı. Pırıltı sayar. Kıvılcım veya parıldama hesaplayıcı.
İngilizce Liquid scintillation counter Türkçe anlamı, Liquid scintillation counter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liquid scintillation counter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Liquid scintillation counter synonyms : a chromosome, abacus bodies, aardvarks, a cell, abductor muscle, abo blood groups system.

Bu kısımda Liquid scintillation counter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liquid scintillation counter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liquid scintillation counter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liquid scintillation counter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.