Loanword türkçesi Loanword nedir

  • Başka bir dilden alınan sözcük.
  • Bir dilden alınıp başka dilin bir parçası haline getirilen sözcük.
  • Başka bir dilden alınmış kelime.
  • Başka dilden geçmiş kelime.
  • Başka dilden alınmış kelime.
  • [#yabancı Yabancı kelime].
  • Başka bir dilden alınmış sözcük.

Loanword ingilizcede ne demek, Loanword nerede nasıl kullanılır?

Loanwords : Başka bir dilden alınan sözcük. Başka dilden geçmiş kelime. Başka bir dilden alınmış sözcük. Başka bir dilden alınmış kelime. Başka dilden alınmış kelime. Bir dilden alınıp başka dilin bir parçası haline getirilen sözcük. Yabancı kelime.

Loan against documents : Tecimsel değer ve nitelikteki belgeler karşılığı verilen ödünç paralar. Vesaik karşılığı kredi. Belgeler karşılığı ödünç verme. Belgeler karşılığı ikraz.

Loan against securities : Belgit karşılığı ödünç verme. Pay ve borç belgitleri ve benzeri taşınabilir değerler tutulanarak verilen ödünç paralar.

Loan bank : Rehin bankası. Kredi bankası. İkraz müessesesi.

Loan ceiling : Para yetkesinin ulaşmak istediği hedefler doğrultusunda, finansal kurumların belli bir dönemde açabilecekleri kredi miktarına getirdiği üst sınır. Kredi tavanı.

Loan on landed property foundation : Taşınmazlar sayca kuruluşları. Tarla, arsa gibi taşınmaz mallarla bina yapımı karşılığı özel ve tüzel kişilere sayca açmak yoluyla borç para veren kuruluşlar.

 

Building and loan association : İnşaat kredisi şirketi. Yapı ve kredi kurumu. Yapı derneği. İngiltere'de 1874 de çıkarılan yapı dernekleri yasasına göre, taşınmazlar üzerinde kurulacak tutu karşılığında öndelik vererek üyelerinin kentsel toprak ve sonra da konut edinmesini sağlayan dernek. bk. konut derneği.

Loan on securities : Belgit karşılığı ödünç verme. Pay ve borç belgitleri ve benzeri taşınabilir değerler tutulanarak verilen ödünç paralar. Senet ve tahvil karşılığı kredi.

Loan rate ceiling : Kredi faiz tavanı. Finansal kurumların kredilere uygulayabilecekleri belirlenmiş en yüksek faiz oranı.

Loan on real estate : Taşınmaz kredisi. Taşınmaz ipoteği karşılığında açılan kredi. krş. tutsat.

İngilizce Loanword Türkçe anlamı, Loanword eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loanword ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Borrowed word : Aktarma. Aktarma sözcük. Bir dile yabancı bir dilden girmiş; ancak, daha o dilde benimsenmemiş olan kelime: fr. animatör “sunucu, çizgi film yapımcısı”, deflasyon < fr. deflation “durgunluk, para durgunluğu”, brifing (<ing. briefing “bilgilendirme”, best-seller “satış rekoru kıran kitap”, departman <fr. departement, dipfriz < ing. deep-freeze “derin dondurucu”, ekoloji (<fr. ecologi) “çevre bilimi”, fiktif < fr. fictif “kurmaca”, franchising < ing. franchi-sing “isim hakkı”, dejenerasyon < fr. degeneration “soysuzlaşma”, factoring < ing. factoring “aracı”, ing. handling “yer hizmetleri”, ing. off-shore “kıyı bankacılığı”, realizasyon < fr. realisation “gerçekleştirme”, transparan < ing. transparency “saydam”, ing. underground “yer altı” vb. || dilimize arapça ve farsçadan geçmiş doğu kökenli sözlerin pek çoğu, yeni türetmelerle kullanılıştan düşmüş ise de çeşitli etkenler altında batı dillerinden girmiş olan sözlerin önü alınamamıştır. bunlar içinde estetik, karne, kontrol, kontenjan, ekose, enflasyon, envanter kredi, sektör, jüri, rapor, kontrol, kontenjan gibi kısmen benimsenerek alıntı kelime durumuna geçmiş olanlar varsa da, yukarda belirtilen türden pek çok söz yabancılık damgasını taşımakta ve türkçe karşılıklarının benimsenmesini beklemektedir. krş. alıntı kelime.

 

Aliens : Yabancılar. Yabancı. Ecnebi. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Aktarma (dilbilgisi terimi). Yaratık. Yabancı uyruklu kimse.

Alien : Yabancı. Başka bir ülkeden gelen kişi. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Başka bir ülkeye ait. Yabancı uyruklu kimse. Farklı. Ters. Değişik. Yaratık. Uymayan.

Foreign word : Yabancı sözcük. Başka bir dilden olan kelime.

Latinism : Latince deyim.

Aliening : Uymayan. Yabancı uyruklu kimse. Ecnebi. Uzaylı. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Başka bir ülkeden gelen kişi. Yabancı. Yaratık. Farklı.

Gallicism : Fransızca kökenli sözcük.

Loan : Kitabın belirli süre için bir okuyucuya ödünç verilmesi ile ilgili olan ve kitabın, kim tarafından alındığını, ne zaman geri getirilmesi gerektiğini belirten kaydı tutma işi. Ödünç verilen şey. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödünç verme işlemi. Kredi. Ödünç verme. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Borç. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi.

Word : Kısa görüşme. Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb. Belli bir amaç için bir birim olarak düşünülmesi uygun düşen bir damga dizgisi. Kısa konuşma. Mesaj. Kelime. Parola. Haber. Bilgi. Lügat.

Loanword synonyms : loanwords.