Local noon türkçesi Local noon nedir

  • Güneş'in yerel öğlen düzlemine geldiği an.
  • Yerel öğle.
  • Uzay alanında kullanılır.

Local noon ingilizcede ne demek, Local noon nerede nasıl kullanılır?

Local : Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Ekspres olmayan. Yerel. Özellikleri, uzayın tek tek noktaları ile ilgili olan. Şehir içi. Yerli. Lokal tren. Gözlem yerine ya da gözlemcinin bulunduğu yere ilişkin. Kısmi. Bar.

Noon : Günorta vakti. Öğlen. Günortası; güneşin öğlene geldiği an. Günorta. Öğle vakti. Gün ortası. Öğle.

Local address : Yerel adres.

Local administration : Mahalli idareler. Mahalli idare. Yerel yönetim. Yerel yönetimler.

Local amyloidosis : Yerel amiloidozis. Bir organ veya dokuda sınırlı bir alanda amiloid maddesinin hücre dışı birikimi. kedilerde şeker hastalığında pankreasın langerhans adacıklarında, medullar tiroit adenokarsinomu ve feokromositom gibi tümörlerde görülür.

Local anaesthetic : Lokal anestetik. Lokal anestezi. Lokal anestezik. Lokal anestezide kullanılan ilaç.

İngilizce Local noon Türkçe anlamı, Local noon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Local noon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption line : Soğurma çizgileri. Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler.

 

Absolute value : Salt değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Mutlak değer. Saltık değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer.

Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.

Altair : Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı. Uçucu (a aql). Kartal'ın a yıldızı. Eltair.

Absorptive power : Emme veya soğurma eğilimi. Soğurma gücü. Boya alış gücü. Emici güç. Emebilme gücü veya kapasitesi. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı.

Accuracy : Sağıllık. Titizlik. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Doğruluk. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Kesinlik. Tamlık. Dikkat. Hassasiyet.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Aerolite : Aerolit. Meteorit. Taşımsı göktaşı. Havataşı. Meteorit veya meteor taşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Göktaşı.

Achondrite : Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur. Kumsuz göktaşı.

Airglow : Gök aydınlığı. Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı.

Local noon synonyms : absolute parallax, adhara, acceleration due to gravity, albedo, accidental error, absolute orbit.