Long range türkçesi Long range nedir

  • [#uzun Uzun vadeli].
  • Uzun erimli.
  • Uzun dönemli.
  • Uzun menzilli.
  • Uzun erim.

Long range ingilizcede ne demek, Long range nerede nasıl kullanılır?

Long : Hasret kalmak. İstemek. Arzu etmek. Hasretini çekmek. Özlemek. Hasret olmak. Susamak. Özlemini çekmek. Gözlemek. Uzun.

Range : Diziyi oluşturan verilerin en büyük ve en küçük ölçümle elde edilmiş değerler arasındaki fark. Erişme uzaklığı. Doğrultmak. Sıralamak. Dizmek. Mesafe (görüş veya atış). Bir dağılımın yayılmasını ölçmek üzere başvurulan ve dizideki gözlemlerin uç değerleri ya da en yüksek gözlemle en düşük gözlem arasındaki ayrıma eşit olan değer. Bir aracın, dolu depo ile, yeniden yakıt almadan gidebileceği uzaklık. Bölgede yaşamak. Boyunca gitmek.

Long range plan : Uzun vadeli plan.

At long range : Uzun erimde. Çok uzak mesafeden.

Long account : Aracı tarafından tutulan mal ve taşınır değerler sayışımı. Aracı sayışımı. Komisyoncu hesabı.

Long after a friend : Bir dostun özlemini çekmek.

İngilizce Long range Türkçe anlamı, Long range eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Long range ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Long haul : Oldukça uzun mesafe. Uzak mesafe taşıma. Uzun çekme. Uzun zaman dilimi. Uzun mesafe.

 

Long dated : Her tür tecimsel belgit ya da diğer işlemler için karşı yan yararına uygulanan üç aydan daha uzun süre. Uzun süreli.

Longest : Büyük. En uzun. Uzun.

Long run : Uzun dönem. Firmanın üretim sürecinde kullandığı tüm girdilerin miktarını, dolayısıyla üretim ölçeğini değiştirebileceği kadar uzun bir zaman aralığı. krş. çok kısa dönem, kısa dönem. Uzun vade.

Longtime : Kıdemli. Uzun süreli.

Long date : Uzun tarih.

At long date : Uzun süreli. Her tür tecimsel belgit ya da diğer işlemler için karşı yan yararına uygulanan üç aydan daha uzun süre.

Long term : Uzun süre. Uzun vade. 12 ayı aşan poliçe. Sermaye işlemlerinde genellikle bir yıldan daha uzun bir süre.

Longer : Artık. Uzun. Büyük. Daha uzun.