Loom türkçesi Loom nedir

Loom ile ilgili cümleler

English: All the cherry trees in the park are in full bloom.
Turkish: Parktaki tüm kiraz ağaçları tamamen çiçek açmış.

English: Azaleas are blooming.
Turkish: Açelyalar çiçek açıyor.

English: After I tried out my new loom, I made my bed and repaired the coffee grinder.
Turkish: Ben yeni dokuma tezgahımı denedikten sonra, yatağımı yaptım ve kahve değirmenini tamir ettim.

English: April is the month when the flowers bloom.
Turkish: Nisan ayı çiçeklerin açtığı aydır.

English: Ali is a late bloomer.
Turkish: Ali geç olgunlaşan biri.

Loom ingilizcede ne demek, Loom nerede nasıl kullanılır?

Loom large in : Önemli bir yeri olmak. Ağır basmak.

Loom master : Dokuma ustası.

Automatic loom : Otomatik dokuma tezgahı. Otomatik tezgah.

Carpet loom : Halı tezgahı.

Chain loom : Zincirli tezgah.

Algal bloom : Alg patlaması. Bitki besin maddelerince zenginleşen su kaynaklarının yüzey kısmında alglerin aşırı bir biçimde çoğalması, alg çiçeklenmesi, algal blum. Alg çiçeklenmesi. Alg çoğalması. Algal blum. Yosun patlaması.

Weaving loom : Dokuma tezgahı.

Abloom : Çiçekli. Bol çiçekleri olan.

 

Loomed : Dokuma tezgahı. Dokuma. Belirmek. Uzakta belirmek. Tezgah. Görünmek. Karaltı gibi görünmek. Kürek bedeni. Belli belirsiz görünmek.

Hand loom : El dokuması. El dokuma tezgahı. Çulha tezgahı. El tezgahı. Elle çalıştırılan dokuma tezgahı.

İngilizce Loom Türkçe anlamı, Loom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peering : Katılıma açık üretim. Denklik. Trafik değiş tokuşu. Çok sayıda insan tarafından gerçekleştirilen üretim. Üreten tüketicilerce gerçekleştirilen üretim. Kolektif üretim. Dikkatle bakmak. Bir parça görünmek.

Dawned : Gün ağarmak. Aydınlanmak. Şafak sökmek.

Evidence : Tanık. Belirginlik. Delil. Göstermek. Kanıt. Tanıklık. Belirti. Belirtmek. Şahit.

Benches : Kürsü. Hakim kürsüsü. Baro. Sıra. Bank. Yargıçlık.

Counter : Ters. Fiş. Karşı çıkmak. Sayıcı. Karşılık vermek. Karşısında olmak. Sayaç. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, eskrim alanlarında kullanılır. Karşı gelmek.

Lift : Yükselmek. Yükseltmek. Asansör. Topraktan çıkarmak. Çıkmak. Kalkmak. Havalanmak. Kaldırmak. Yürütmek.

Come along : Düzelmek. İyileşmek. Çıkmak (fırsat). Beraber gelmek. Birlikte gelmek. İlerlemek. Gelişmek. Eşlik etmek. Ortaya çıkmak.

Cloth : Kumaş. Yelken. Bez örtü. Bez. Sofra örtüsü. Rahiplik. Din adamlığı. Örtü. Çaput.

Loom synonyms : weaving loom, sales booth, peered, approve oneself, predominate, bench, conspiracy, fabric, shuttles, counters, emerge, egresses, seem, hosiers, rise, appear, looms, looming, break through, hulk, appears, become apparent, piece goods, contexture, knitted, come in view, come out, hosier, hosieries, dawns, peers, handlooms, collusion.

 

Loom ingilizce tanımı, definition of Loom

Loom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The land looms high. A frame or machine of wood or other material, in which a weaver forms cloth out of thread. As, the ship looms large. Esp., an unnatural and indistinct appearance of elevation or enlargement of anything, as of land or of a ship, seen by one at sea. To appear above the surface either of sea or land, or to appear enlarged, or distorted and indistinct, as a distant object, a ship at sea, or a mountain, esp. from atmospheric influences. A machine for interweaving yarn or threads into a fabric, as in knitting or lace making. The state of looming. [Bakınız: Loon], the bird.