Lymnae nedir, Lymnae ne demek

Teknik terim anlamı:

Bazı trematodların ara konağı olan tatlı su salyangoz cinsi.

Lymnae anlamı, tanımı

Lymnaea : Kimi trematodların ara konağı olan tatlı su salyangoz cinsi

Trematodlar : İlkel solucanlar (Scolecida) dalının, yassı solucanlar (Platyhelminthes) sınıfından, vücutları ince ve kutikula ile örtülü, ergin evrede asalak olarak yaşayan, çekmenleri bulunan, anüsleri olmayan fakat sindirim kanalları iyi gelişmiş türleri olan bir takım. Karaciğer kelebeği (Distomum) ve şistozomum (Schistosomum) cinsleri iyi bilinir. (Trematodes), Çokgözeli hayvanlardan ilkel-kurtlar (Scolecida) dalının yassıkurtlar (Plathelminthes) sınıfına giren bir takımı. Vücutları ince bir kutikula ile örtülüdür. Ergin evrede tüm olarak asılak yaşarlar ve çekmenleri vardır. Anüsleri yoktur, fakat sindirim kanalları iyi gelişmiştir. Karaciğer kelebeği (Distomun), şistozomum (Schistosomum) iyi bilinen cinsidirler.

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Trematod : 1. Trematoda sınıfının herhangi bir üyesi, kelebek. Yassı solucanlar şubesinde Monogenea, Aspidogastrea ve Digenea olmak üzere üç alt sınıfı içeren paraziter kelebeklerin bir sınıfı. İnsanlarda ve hayvanlardaki türler Digenea alt sınıfında bulunurlar. Bu canlılar iç parazittir ve yaşam sikluslarını tamamlamak için en az iki konağa gereksinim duyarlar. Yaprak biçimi gösteren yassı solucanların bir sınıfı.

 

Tatlı su : Acı veya tuzlu olmayan, içilebilen su.

Salyan : Vergi. Tahsildar.

Cinsi : Cinsel.

Tatlı : Şeker tadında olan. Acı olmayan, acı karşıtı. İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren. Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla. Sevimli, hoş. Şekerle veya şekerli şeylerle yapılmış olan yiyecek.

Konağ : Konut. Konuk. Bir günlük yol aldıktan sonra varılan köy, bucak, kent.

Salya : Ağızdan sızan tükürük.

Cins : Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.

Kona : Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.).

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Ara : İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

 

Diğer dillerde Lymehastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Lymehastalığı ne demek ? : lyme disease