Lüfer nedir, Lüfer ne demek
Lüfer; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.
"Lüfer" ile ilgili cümleler
- "Lüfer varken palamut yenir mi diye çıkıştım." - A. Rasim
Biyoloji'deki anlamı:
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının hanigiller (Serranidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta, bütün denizlere yayılmış, küçük boydan büyük boya kadar defneyaprağı, çinakop, lüfer ve sırtıkara gibi değişik isimler alan bir tür.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Kemikli balıklardan, lüfergiller (Pomatomidae) familyasından, boyu 150 cm, ağırlığı 12 kg olabilen, uzunluklarına göre 10 cm altında olanlarına defne yaprağı, 1015 cm olanlarına çinakop, 1520 cm olanlarına sarıkanat, 2030 cm olanlarına lüfer, 30 cmden büyük olanlarına kofana veya sırtıkara adı verilen eti oldukça lezzetli bir tür.
Zooloji alanındaki anlamı:
metre kadardır. Bütün denizlere yayılmıştır. Küçük boydan en büyük boya kadar defne yaprağı, çinekop, lüfer, sırtıkara gibi adlar alır
(Temnodon soltator, anlamdaş. Pomatomus saltatrix) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının (Serranidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu
İngilizce'de Lüfer ne demek? Lüfer ingilizcesi nedir?:
blue fish, bluefish
Fransızca'da Lüfer ne demek?:
temnodon sauteur
Lüfer hakkında bilgiler
Lüfer (Pomatomus saltatrix), Pomatomidae familyasından ekonomik değeri yüksek bir balık türü.
Vücutları uzun, sırt yüzgeçleri iki tane, kuyrukları çatallı, ağızları iri, dişleri sivri ve güçlüdür. Yan çizgi hemen hemen düz olup, pullarla örtülüdür. Yan çizgide pul sayısı 95-100 adettir. Sırt tarafı koyu mavi yeşilimtırak, alt tarafı gümüşî, yanları daha açık renk olan bu balıkların karnı parlak beyazdır. Keskin dişleri vardır. Uzunlukları 110 cm'ye, ağırlıkları 11,5 kg'a ulaşabilir. Küçükten büyüğe doğru defneyaprağı, çinekop, sarıkanat, lüfer, kofana, sırtıkara olarak adlandırılabilir. Eylül sonu ekim başı gibi Karadeniz'de yumurtlayan balıklar İstanbul boğazından çıkmaya başlarlar.
Lüfer anlamı, kısaca tanımı:
Beyaz : Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Ak, kara, siyah karşıtı. Bu renkte olan.
Balık : Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı. Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.
Salta : Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket. Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması.
Koruk lüferi : Ağustosta avlanan turfanda lüfer.
Lüferci : Lüfer avlayan veya lüfer yemesini seven kimse.
Lüfergiller : Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan kemikli balıklar familyası (Pomatomidae).
Gövde : Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Bir şeyin asıl bölümü. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.
Pullu : Üzerine pul işlenmiş. Pulu olan. Üzerine pul yapıştırılmış.
Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş. Aile.
Ekonomik : Kolay kullanılabilen. Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı.
Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
Vücut : Var olma, varlık. İnsan veya hayvan gövdesi, beden.
Sırt : Kesici araçların kesmeyen kenarı. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. İnsanın üstü. Dağların veya tepelerin üst bölümü.
Lüfercilik : Lüfercinin yaptığı iş. Lüferci olma durumu.
Diğer dillerde Lüfer anlamı nedir?
İngilizce'de Lüfer ne demek? : bluefish
Fransızca'da Lüfer : bonite [le], temnodon sauteur
Almanca'da Lüfer : der Blaufisch


Bu kısımda Lüfer nedir? Lüfer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Lüfer tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Lüfer hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.